TCK'nın 157/1,62,52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklara atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların, kendilerini katılana hileli davranışlarla farklı kişisel bilgiler ve akrabalık bağı ile tanıtıp, tanıştırıp, önceden kurguladıkları organizasyon çerçevesinde hataya düşürüp, iradesini fesada uğratıp, evlenme/evlendirme vaadi ile temin ettikleri altın bilezikleri sahtesi ile değiştirip haksız yarar temin ederek ortadan kaybolarak müsnet suçu kast ve eylem birliği içerisinde işledikleri anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.