TCK'nın 157/1,52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın ...'da astsubay olarak görevli olduğu, sanığın ortağı olduğu sürücü kursunda katılanın eşinin direksiyon hocası olarak çalıştığı sırada tanıştıkları, sanığın bir süre sonra kendisini... Şirketinin ... ve... Ülkelerinin sorumlusu olduğunu söyleyerek bu şirkete yatırılan paralara karşılık şirketin kar payı dağıttığını söyleyip iş ortamı, arkadaşlık ilişkisi ve güven duygusundan yararlanarak 14,000 Doları katılandan alıp iade etmeyen sanık tarafından gerçekleştirilen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.