Sanıklar hakkında ayr ayrı; TCK’nın 157/1, 52/2-4,53. maddeleri gereğince mahkumiyet (sanık ... hakkında ayrıca TCK’nın 58. maddesi gereğince mahkumiyet)

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler; sanık ... ve sanık ...’nın müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların iştirak halinde ...’den kiralamış oldukları ... plakalı aracı, katılanlara ... plakalı ... model araç olduğunu belirterek noter kanalıyla 18.000 TL’ye sattıkları, daha sonra yapılan araştırmada katılanların satın aldıkları aracın aslında ... plakalı araç olmadığının anlaşıldığı sanıkların bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda;
Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, teşhis tutanakları, banka dekontu ile sanıkların eylemlerinin uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle usulüne uygun olarak yapılan uzlaştırma işleminde; uzlaştırmanın gerçekleşmediğine dair rapor da göz önünde bulundurularak dosya kapsamına göre; sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/01/2018 karar tarihli 2015/962 esas ve 2018/16 karar numaralı ilamında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...’ın bir nedene dayanmayan, sanık ...’nın müdafinin ise sanığın suç kastının bulunmadığına dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.