MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ: AV. ...
VEKİLİ: AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2013 tarih ve 2013/76-2013/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davalının acentesi olarak faaliyet göstermekte iken davalı taafından taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin prim alacakları ve ileride doğacak iş fırsatlarından mahrum kaldığını, müvekkilinin emek ve çalışmaları ile davalıya kazandırmış olduğu müşteri portföyünün halen davalıların sigortalıları olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.500 TL portföy tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle 17.531,25 TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesinin davacının davalı şirket çalışanlarını eleştirmesi nedeniyle feshedildiği, feshin haklı bir nedene dayanmadığı, sözleşmenin portföy tazminatı talep edilemeyeceğine ilişkin 24. maddesinin BK'nın 19. maddesi hükmüne aykırı olduğu, davacının 6102 sayılı TTK'nın 122/2. maddesi uyarınca hesaplanacak tazminatı sözleşmenin bitim tarihinden itibaren talep edebileceği gerekçesiyle, 17.531,25 TL'nin 04.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece denkleştirme tazminatına hükmedilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde avans faizi isteyebilecek iken daha düşük bir oranı ifade eden reeskont faizi talep etmek suretiyle fazlaya ilişkin talebinden zımnen feragat ettiğinden bu kez ıslah suretiyle avans faizi talep edemeyeceği halde, mahkemece avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7'nci maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki "avans" ibaresi hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "reeskont" ibaresi eklenmek suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.