Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2009/268-2012/273 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/04/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi... Yaman'ın 08/05/2006 tarihinde davalı nezdinde düzenlenen hayat sigortası poliçesi ile ... A.Ş. Balıkesir Şubesi tarafından sigorta ettirildiğini, sigorta süresinin 10 yıl olduğunu, sigortalı ... Yaman'ın bir süre önce aniden rahatsızlanarak 10.01.2009 tarihinde öldüğünü, müvekkillerinin tazminat talebinin davalı tarafından 13.02.2009 tarihinde reddedildiğini ileri sürerek, şimdilik 43.280 TL'nin ölüm tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisine poliçenin tanzimi öncesinde Pulmoner Fibrosis (Akciger Büzüşmesi) teşhisi konulduğu, ancak tedavi görmediğinin öğrenildiğini, söz konusu hastalığın tam olarak iyileşmesi mümkün olmayan, sürekli ilerleme gösteren ve kronikleşen bir hastalık olduğunu, murisin poliçenin tanzimi tarihinde bu durumu bilmesine rağmen müvekkilinden gizlediğini, ölüm tutanağına göre pulmoner fibrosis hastalığından dolayı vefat ettiğini, murisin "Hayat Sigortaları Genel Şartları"nın C-2. maddesindeki beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, murisin şahsi ve sosyal durumu dikkate alındığında, hastalığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hastalığını bildiği halde 09.05.2006 tarihli poliçenin tanzimi sırasında beyan etmediği, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak davalı sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını engellediği, davalı sigortacının sigortalının bu durumunu vefatından sonra öğrendiği ve poliçeden cayma hakkını kullanmasının sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.