MAHKEMESİ: FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2011/157-2012/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mühendislik üzerine bilgisayar yazılımı ürettiğini, davalı işyerinde yapılan aramada 9 adet bilgisayarda müvekkili şirkete ait "NETCAD" yazılımının korsan olarak kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, FSEK 68. maddesi uyarınca mutad bedelin 3 katı tutarında şimdilik 10.000 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, dava dağerini 93.193,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, programın satın alınarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "NETCAD" adı yazılımının eser niteliğinde olup davalı işyerinde yapılan aramada 9 adet bilgisayara lisanssız olarak davacı şirketin yazılımının yüklendiğinin tespit edildiği, eylemin gerçekleştiği dönemdeki indirimli süresiz lisans bedeline göre hesaplama yapılması gerektiği, ihlalin ağırlığına göre telif tazminatının üç kat olarak belirlenmesi koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, 93.193,50 TL'nin 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.982,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 17.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68. maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68. maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanun'a uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nın 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz bulunduğu, Anayasa Mahkemesi'nin konu ile ilgili 28.02.2013 gün 2012/133 Esas 2013/33 sayılı kararında yer verilen -maddedeki “üç katı” ibaresi ile- “hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirildiği, hâkimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermediği, bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hâkimin dosya içeriği ve talebi de gözeterek takdir yetkisi kullanacağının açık olduğu ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği” şeklindeki gerekçenin de muhalefet görüşümüz doğrultusunda bulunduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 17.04.2014