Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2011/640-2012/297 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/04/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkilinin de içinde bulunduğu pek çok kişiden yatırılan paraların talep edildiği anda geri ödeneceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantileri ile kanunlara aykırı olarak para toplandığını, davalıların para toplama faaliyetinde paravan olarak kullandıkları şirketlerin iflas ederek ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğini, ... Gmbh ve ... ... üzerinden toplanan paraların ... Holding A....nin sermaye artırımı için kullanıldığını ve davalı ... elinde bulunan holding hisselerinin yüzlerce katına anılan şirketler tarafından satın alındığını, müvekkilinin uğradığı zararlarının tazmini ile ilgili olarak davalılardan başka başvuracağı gerçek veya tüzel bir kişinin bulunmadığını, ... dışındaki şirketlerin mal varlığının davalı şirkete aktarıldığını ve bu işlemden davalı ... tek başına temsile yetkili olan davalı ...'ün de sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğü ile müvekkilinden tahsil edilen 30.000 DM karşılığı 32.719,11 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir ticari ya da hukuki ilişki veya para alışverişi bulunmadığını, davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, dava dışı şirkete para yatırılıp yatırılmadığının kesin olarak bilinmediğini, ... dışındaki şirketlerden Türkiye'de kurulu bulunan ... Holding A.Ş.'ye ödenen paraların mevzuata uygun olarak aktarılmış olduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketler ile davalılar arasında organik bağ olduğu, somut olay bakımından davacının
ortağı olduğu ... A.G ile davalı ......arasında diğer davalı ...'ün her iki şirketin de hakim ortağı ve temsilcisi olması ve ... A....ile dava dışı ... ... ve ... GmbH arasında organik ilişki bulunması nedeni ile davacının alacağını davalılardan talep etme koşullarının oluştuğu, davalı yanın husumet savunmasında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması biçiminde kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 32.719,11 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 28/07/2009' dan 13/08/2009'a kadar alacağın 276.29 TL işlemiş faiz ve dava tarihi olan 13.08.2009' dan itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,727,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.