Taraflar arasında görülen davada ... ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2013/377-2013/440 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında (davalı şirket hariç) yazılı hisse devir ve satış sözleşmesinin yapıldığını, hisse devir sözleşmesine göre, müvekkilinin bir kısım alacaklarının tahsili için ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açtığını, davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, diğer davalılar açısından da ... 1. İdare Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarı olan 33.800,00 TL yönünden kabulüne karar verildiğini, bu ilamın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bu miktar alacağın ferileri ile birlikte ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını ileri sürerek, ... 1. İdare Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminatın davalı şirket tarafından icraya konularak ferileri ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'ndan tahsil edilen ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/800 esas sayılı dosyasında bilirkişi tarafından hesaplanan kalan 110.758,92 TL için bu davayı açtıklarını ileri sürerek, davalı taraflarca yapılan itirazın iptali ile davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kesinleşmiş bir karar bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki hisse senedi devrinden kaynaklanan alacağın ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/800 esas sayılı dosyası ile görülüp kesin kararla sonuçlandırılmış olduğu, ilamın davacılar tarafından ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11160 esas sayılı dosyası ile asıl alacak ve fer'iler yönünden tahsile konulduğu, davacıların aynı ilama istinaden davalılara yeniden takip yapması ve dava açmasının HMK'nın 114/i maddesi (kesin hüküm) gereğince mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 114/i ve 115/2 maddesi uyarınca aynı konuda kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılardan şirkete husumet düşmemesi nedeniyle bu davalı hakkında verilen kararın değişik bu gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesi nedeniyle ... 1. İdare Mahkemesi’nin 2007/1375 Esas, 2008/2024 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan tazminatın davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece evvelce taraflar arasında görülen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/800 Esas, 2012/347 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin hüküm olduğu ileri sürülen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/800 Esas, 2012/347 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacılarca ... 1. İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın kesinleştiğini, hisse devir sözleşmesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığı’nın ödeyeceği tazminatın davalılar tarafından davacılara ödenmesi gerektiğini iddia ederek ... 1. İdare Mahkemesi'nce hükmedilen 33.800,00 TL tazminat alacağının 06/09/1999 tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile 33.800,00 TL tazminat alacağının 06/09/2009 tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsiline karar verildiği, işbu kararı davacıların temyiz etmeyip, davalı şirket dışındaki davalıların temyiz ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verilmek suretiyle kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
İşbu davaya konu icra takibinde ise, davacılar MEB’nin davalılara 144.558,92 TL ödediğini, bu meblağdan ilk davada talep edilen 33.800,00 TL düşüldüğünde 110.758,92 TL alacaklı olduklarını belirterek, bu meblağın işlemiş faiziyle birlikte tahsilini talep etmişlerdir.
Bu durumda, 33.800,00 TL asıl alacak ile bu alacağın 06/09/1999 tarihinden itibaren faizi yönünden kesin hüküm oluşur ise de, MEB’nin ... olduğu 144.558,92 TL’nin kapsamı içinde alacak ile 06/09/1999 tarihinden itibaren işleyen faiz dışında başkaca kalemler (örneğin vekalet ücreti, harç ve masraflar gibi) yönünden kesin hüküm oluştuğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece davacının ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu da gözetilerek, ... 1. İdare Mahkemesi’nin kararının infazının yapıldığı ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12092 takip sayılı dosyası incelenerek, davalıların MEB’den tahsil ettikleri tutar ile bu tutarın kapsamı ve taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesine göre davalıların talep edebilecekleri tutarın belirlenip, bundan sonra bu tutar yönünden kesin hüküm oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, bu konuda bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket bakımından kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davalı şirketten alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.