Mahkumiyet

1-Sanıklar hakkında ...'e ait rızası dışında elinden çıkan çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ...'nın suç tarihinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... ile...'nin yanına geldiğini ve ...'ın Cizre'den kömür almak istediğini ancak tanınmadığı için kimsenin kömür vermediğini, Cizre'de tanınmış biri olduğu için kendisinin çeki ciro etmesi halinde kömür alınabileceğini söylemeleri üzerine yardımcı olmak amacıyla ve uzun zamandır tanıdığı...'ye güvendiği için çeki ciro ettiğini, çekin çalıntı olduğunu bilmediğini savunması, sanık ... Türkmen'in suç tarihinde eşi ve ... Grup İletişim şirketinin ortaklarından olan ...'ın yapılan iş karşılığı ...'dan aldığını söyleyerek suça konu çeki getirdiğini, kendisinin de ciro ederek kullanılan kredi karşılığı teminat amacıyla bankaya verdiğini, çalıntı çek olduğunu bilmediğini savunması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ...'ın, ...'yı eski eşi olan İnci'nin kardeşi... vasıtasıyla tanıdığını, suça konu çeki Abdulcebbar'dan alıp almadığımı hatırlamadığını ancak yapılan iş karşılığında kendisinden bir çok çek aldıklarını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, ...'nin savunma doğrultusunda tanık sıfatıyla beyanına başvurularak bilgi ve görgüsünün tespit edilmesi, sanık ... ile sanık ... Türkmen'in yetkili olduğu .... Grup İletişim şirketi arasında suç tarihinde ve öncesinde herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı hususunun bilirkişi vasıtasıyla ticari defter ve belgeler incelenerek saptanmasından sonra toplanan tüm delillere göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.