Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2016/91 Esas, 2017/1030 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, dava konusu 162 ada 12 parsel üzerinde bulunan betonarme binanın vekil edenlerinin miras bırakanına ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesince istinaf talepleri esastan reddedilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Muhdesatın tespiti veya terditli olarak talep edilen yapı bedeline yönelik alacak davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, dava konusu edilen 162 ada 12 parsel sayılı " Kargir Ev ve Arsası" vasıflı taşınmaz davacılar, davalılar ve dava dışı kişiler adına elbirliği şeklinde kayıtlı olup, Mahkemece, murisin veraset ilamındaki davalıların payları dikkate alınmaksızın, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerden dolayı temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 2,3 ve 4. nolu hüküm fırkalarındaki "....müştereken ve müteselsilen…" ibaresinin çıkarılarak yerine "....tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında..." ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalıların sair temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.