Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.06.2009 tarihli 2009/57973 Soruşturma ve 2009/26063 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, "sahte fatura düzenleme" ve “sahte fatura kullanma” suçlarının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, birbirlerine dönüşemeyeceği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.10.1987 tarihli 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunduğu takdirde kısa karara itibar edileceği hususu da gözetilmeden, hükmün tefhim edildiği kısa kararda “sahte fatura kullanma” suçundan hüküm kurulduğu belirtilmesine karşın, kararın gerekçe kısmında hem sahte fatura kullanma hem de sahte fatura düzenleme suçlarından bahsedilerek, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yine “sahte fatura kullanma” suçundan hüküm kurulduğu belirtilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de;
a)“04.01.2008“ olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2008“ şeklinde eksik gösterilmesi,
b)Sanığın aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenleme şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak, TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
c)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarının alt soy dışındakiler için uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d)Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresinin belirlenmesi sırasında uygulanacak TCK'nin 51/3. maddesi ile denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğine ilişkin ihtarat yapılırken uygulanan TCK'nin 51/7. maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle, CMK'nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.