Mahkeme: ADANA 4. Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Alıcı görevlinin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin, suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında düşünülmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç çatısı altında değerlendirilemeyeceği gibi dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 27/02/2013 tarihli eylemi sabit ise de, 25.02.2013 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191/5. maddesindeki koşullarının oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 23.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.