DAVA TÜRÜ: Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışa son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; 01.01.2008 başlangıç tarihli, 2 yıl + 1 yıl opsiyon süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 6.maddesinde “Sitede oturanların ihtiyacı için; kiralanan yerde kiracı tekel maddeleri, içki, sigara, bira satışı da yapmakla mükellef olup, bununla ilgili ruhsat vs. işlemlerini kira kontratının başlangıcından itibaren 1 ay içinde tamamlamak zorundadır, bu maddeye aykırılığın tahliye sebebi olduğunu kiracı peşinen kabul eder” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı kiralayan tarafından davalı kiracıya 25.6.2008 tarihinde keşide edilip 2.7.2008 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede, “sözleşmenin 6.maddesinde kararlaştırılmasına rağmen markette içki, bira satışı yapılmadığı, akde aykırılığın 10 gün içerisinde giderilmesi” ihtar edilmiştir. Kiralayan tarafından ihtar tarihinden itibaren kiralananda tekel maddeleri, içki, bira satılmaması uzun süre ses çıkarılmamak suretiyle benimsenmiştir. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra 22.3.2010 tarihinde açılan davada bu ihtara dayanılarak tahliye istenemez. Kaldı ki akde aykırılık olgusunun kiralananın bizzat kullanımından kaynaklanması gerekir. Kiralananda “içki, bira satışı yapılmaması” hususu kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili değildir. Bu durumda mahkemece açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.