Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili şikayetinde; takipte uygulanan faiz oranlarının ilama aykırı olduğunu ileri sürerek faiz alacakları yönünden takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklının takip tarihi itibari ile davacıdan 10.648.68 TL kıdem tazminatı alacağı, 3.216.16 TL. işlemiş faiz, 2.303,13 TL fazla çalışma ücreti, 673,21 TL işlemiş faiz, 422.58 TL Genel tatil alacağı. 123.52 TL işlemiş faiz 100.00 TL hafta tatil ücreti alacağı, 29.23 TL işlemiş faiz, 200.00 TL ihbar tazminatı alacağı. 51,19 TL işlemiş faiz, 680.00 TL yıllık izin ücret alacağı. 174.04 TL işlemiş faiz, 8.006.07 TL hafta tatil ücreti alacağı. 210.27 TL işlemiş faiz 3.708.54 TL'nin ihbar tazminatı, 96.93 TL işlemiş yasal faiz. 778.75 TL harç alacağı. 12.29 TL işlemiş faiz. 3.117.59 TL ilam vekalet ücreti 49.20 TL işlemiş faiz 270.00 TL yargılama gideri 4.26 TL işlemiş faiz talep edebileceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar vermesi üzerine hüküm, alacaklı vekili trafından temyiz edilmiştir.
İlamda hükmedilen ücret alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faizi oranının tespiti için HGK'nun 20.09.2006 tarih, ... sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Bu durumda Mahkemece, taraflardan banka isimleri sorulup, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan fiilen uyguladıkları mevduat faiz oranları getirtilerek ve en yüksek mevduat faiz oranı tespit edilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken ve taraflardan banka isimleri sorularak bilirkişi incelemesi yapıldığı halde anılan rapora uyulmama gerekçesi belirtilmeden ve hangi ilkeler baz alınarak yapıldığı anlaşılamayan denetime açık olmayan hesaplama yöntemi ile sonuca gidilmesi doğru değildir.

./.

Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.