Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı ...'in, 4571 ve 4573 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla damadı olan davalı ...'ye görünürde satış sözleşmesi ile 22/09/2005 tarihinde temlik ettiğini, davalının da çekişmeli taşınmazları 26/01/2010 tarihinde üçüncü bir kişiye satış yoluyla devrettiğini, murisin mal satmayı gerektirecek bir ihtiyacının bulunmadığını, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek mahrum kalınan miras payına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, iddianın yersiz olduğunu, çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedelini bacanağı olan ...'un ikametinde murise verdiğini, ayrıca murisin 14/02/2006 tarihli yazılı vasiyetnamesi uyarınca mallarını eşit oranda mirasçılarına taksim ettiğini,... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13/11/2012 tarihli kararı ile vasiyetnamenin açıldığını ve tüm mirasçıların kabul ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, murisin davalıya yapmış olduğu temlikin gerçek satış olduğu, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.