Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda: müvekkili hakkında başlatılan ilamlı icra takibinde, tam olarak neyin talep edildiğinin belirtilmediği, her bir alacak kaleminin ayrı ayrı yazılmayıp uygulanan faiz oranlarının gösterilmediğini, müvekkilinin ilamın tarafı olmadığı gibi bahse konu ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, ayni hakka dayalı olarak alınan taşınmaza müdahalenin önlenmesi ilamları zamanaşımına uğramayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlunun zamanaşımı itirazı yanında diğer itiraz ve şikayet nedenleride bulunmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş; davacının şikayet dilekçesi ile ileri sürdüğü hususların tümünün iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirerek HMK'nun 297. maddesi kapsamında tüm hususları içeren olumlu olumsuz bir hüküm kurmak olmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.