SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı
İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli kararına karşı sanık tarafında yapılan itiraz üzerine, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararıyla itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.11.2021 tarihli ve 2021/14808 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2021 tarihli ve KYB-2021/138258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2021 tarihli ve KYB-2021/138258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı uyarınca, itiraz merciinin yapacağı incelemeyi sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değil, hem maddî olay hem de hukukî yönden yapması gerektiği yönündeki açıklama nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/424 esas, 2019/665 sayılı kararı aleyhine, katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14/01/2021 tarihli ve 2021/11 esas, 2021/20 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/5 ve 62/1. maddeleri uyarınca verilecek cezanın 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde belirtilen 2 yıl ve altında bir hapis cezası olamayacağı, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 102/1-2. cümlesi. uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile başlayan hapis cezanın aynı Kanun'un 62/1. maddesinin tatbiki ile 1 yıl 11 ay 11 gün hapis cezasına düşmesinin mümkün olmadığı, sonuç cezanın, belirlenen temel ceza üzerinden 1/6 oranında indirim uygulanmasına rağmen 2 yıl hapis cezasının üzerinde kalacağı, bu nedenlerle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden;
Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli kararında, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik eyleminin sanık tarafından cebir, tehdit veya hile kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğine dair bir gerekçeye yer verilmediği gibi, Mahkemece sanığın eylemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek bu madde uyarınca sanık hakkında hüküm kurulduğu, hüküm fıkrasına sehven "109/2" ibaresinin yazıldığı anlaşılmakla, bu suça yönelik kanun yararına bozma isteminin reddinde karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı Suçu Yönünden;
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231 inci maddesinin beşinci fıkrası;
“(5)Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir..."
şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanabilmesi için yargılama neticesinde hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olmasını öngörmüştür.
3. Bodrum 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca temel ceza 2 yıl 6 ay olarak belirledikten sonra sonuç ceza için aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince belirlenen temel cezadan (1/6) oranında indirim yapılmak suretiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmiştir.
4. Sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olması gerektiği gözetildiğinde yukarıda değinilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin şartlarından olan sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası yahut adli para cezası olması koşulunun somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddine dair karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, tebliğnamedeki sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçuna yönelik düşünce yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
3. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.