Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında iddianamede TCK'nın 257/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 257/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Sanık hakkında 3.000,00 TL adli para cezasına hükmolunduğu halde, TCK'nın 52/4. maddesine göre 1.500,00 TL'nin taksitlendirilmesi suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların CMK'nın 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili mahkemelere ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.