Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2019/1523 Esas, 2021/3116 sayılı bozma kararı üzerine;
1. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/293 sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının, e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz talebi; sanığın üzerine atılı suçun suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesi ile beraati gerekirken yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile beraatine karar verilmesi hususunun hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
Dosyadaki mevcut tüm deliller itibariyle ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olan sanığın, adına kayıtlı bulunan hat üzerinden CGNAT kayıtları tespit edildiği, gizli tanık ...'dan elde edilen dijital verilerin incelenmesi sonucu düzenlenen veri inceleme raporunda ''...'' olarak kodlanması, ''...'' kodunun örgüt mensubu olan ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memurunu ifade etmesi karşısında, veri inceleme raporunda zümre başkanı olarak kodlanan ''Selman'' ve öğretmeni olarak kodlanan "..." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, haklarında soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa dosyaların onaylı örneğinin iş bu dosyaya getirtilerek incelenmesi ile adı geçenlerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp dinlenmesi, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilip var ise bu beyanlarla birlikte ... ve ... beyanlarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak ve gerektiğinde bu şahısların duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/293 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.