Esastan ret
Taraflar arasındaki TÜRK PATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/106007 başvuru numarası ile “groserries” ibareli markanın tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilinin 2009/16784 sayılı ve “groseri şekil” ibareli markasını dayanak göstererek itirazda bulunduğunu, itirazlarının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru markası ile müvekkili markasının iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, markanın tescili halinde davacı markasının serisi ve devamı olarak algılanabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2017-M-11016 sayılı kararının iptal edilmesine, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ''grosserıes'' markalı ürünlerin, dünyanın birçok ülkesinde satışa arz edildiğini, özellikle "çöps çetesi'' olarak da tanınan karakterlerin oyuncak, çizgi film ve bilgisayar oyunları olarak da tüketiciye ulaştığını, müvekkilinin dava konusu ibarenin ... hak sahibi olduğunu, dava konusu markaların farklı malları kapsadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Grosseries" ibareli başvuru markası ile davacının "şekil+GROSERİ" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalı markasının kapsamında bırakılan 09 ve 28 ... sınıftaki malların davacı markası kapsamında bulunmadığından markalar arasında mal benzerliği oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının kalan mallarının kapsamı açısından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, bu açıdan iltibasın bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının ayırtedilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, markalar arasında iltibas oluşacağını, markaların tescil kapsamlarındaki malların benzer olduğunu, müvekkilinin 35 ... sınıfta tescilli markaları kapsamında 9 ve 28 ... sınıftaki oyuncak ürünlerini de sattığını, markalar arasında kavramsal ve anlamsal benzerlik olduğunu, tanınmışlığa ilişkin delillerin değerlendirilmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının da tescile engel olacağını, davalının marka başvurusunun aynı zamanda haksız rekabet yarattığını, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun kapsamında yer ... 9 ve 28 ... sınıflardaki mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki 35 ... sınıfta yer ... genel nitelikteki perakendecilik hizmetleri arasında benzerlik olmadığı, davacının genel nitelikte perakendecilik hizmetlerinde tescilli markasını dava konusu başvuru kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının markasının tanınmış olduğunu da ispat edemediği, davacının ticaret unvanı ve kötü niyete dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekraren usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davalı şirketin marka başvurusuna davacının itirazının reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 4 üncü fıkrası.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.12.2023 tarih, 2022/3683 E. ve 2023/7454 K. sayılı emsal kararı.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.