Esastan ret

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı asıl dava dilekçesinde;
1) 8864 ada 21 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu,

2) Taşınmazı 11.02.2004 yılında Nazire Uzunbay'dan satın aldığını,

3) Satın aldığı arsanın 97 m2 olması gerekirken 62 m2 olduğunu, 35 m2 sinin eksik olduğunu,
4) 1987'den beri oturduğum evi ... 'dan satın aldığını, 52 metrekare eksik olduğunu belirterek kendisine ait yerinin sınırlarının da belirtilerek 254 m2 olarak gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının isteminin tapulu taşınmazına ait bir kısım yerin başkalarına ait tapu içerisine katıldığı, bu durumun düzeltilmesine yönelik olduğu, hasımsız olarak açılan davanın bu haliyle görülmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı istinaf dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil davalarının kayıt maliklerine yöneltilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda ise davanın hasımsız olarak açıldığı sabit olduğu, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın hasımsız olarak açılması ve görülmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı asil temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Taraf teşkili yargılama hukukunun en önemli müesseselerinden bir olup kamu düzenindendir. Bu nedenle usulünce taraf teşkili yapılıp yapılmadığı, davalının taraf sıfatının bulunup bulunmadığı veya davanın hasımsız görülmesinin mümkün olup olmadığı hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen denetlenmelidir.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, davacının iddiasına, dayandığı belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.