Mahkumiyet - beraat

Sanık hakkında İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarih, 2107/90 esas ve 2018/30 karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet hükmü verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.10.2018 tarih ve 2018/1526 esas - 2018/1493 sayılı kararı ile istinaf incelemesinin yapıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarih ve 2019/1523 esas ve 2021/3116 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan hükme ilişkin bozma kararı verildiği, bozma sonrası İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde 2021/259 esas numarası ile yargılamaya devam olunduğu, sanık hakkında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/124 esas sayılı dosyası üzerinden silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılama neticesinde eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilerek İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde 2021/259 esas numaralı dosyasından 05.07.2022 tarihli karar ile sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan sanığın mahkumiyetine, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise beraatine karar verildiği, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın dairemize gönderildiği belirlenmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2019/1523 Esas, 2021/3116 sayılı bozma Kararı üzerine;

1.İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/294 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e.maddesi uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-a.maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2022 tarihli ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden onama, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden iade görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz talebi; ByLock ve veri inceleme raporunun delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan ... ve ...'nın temyiz talebi; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün de alt sınırdan ceza tayini sebebiyle bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan ... ...'nın temyiz talebi; sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluştuğuna ve sair hususlara ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile müsnet suçtan mahkûmiyet, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanığın üzerine atılı suçun işlediğinin sabit olmaması sebebiyle, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmiştir.

20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, İlk Derece Mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır.
Somut olayda; İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2017 tarih ve 2017/90 Esas, 2018/30 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hüküm verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 31.10.2018 tarih ve 2018/1526 Esas, 2018/1493 sayılı Kararı ile istinaf incelemesinin yapıldığı, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarih ve 2019/1523 Esas, 2021/3116 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin bozma kararı verildiği, bozma sonrası İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde 2021/259 Esas numarası ile yargılamaya devam olunduğu, bu esas numarası altında sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 202/124 Esas sayılı dosyasının da birleştirilmesine karar verilerek sanık hakkında İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve 2021/259 Esas, 2022/294 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat hükmü verildiği, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin taleplerinin CMK'nın 260 ncı maddesi kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.

..., ... ve Hazine ve ... vekillerinin bozma istemli taleplerinin CMK'nın 260 ncı maddesi kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi, akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın İADESİNE,

Dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.