SUÇTAN ZARAR GÖREN: İçişleri Bakanlığı
Mahkûmiyet
1.Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçtan zaran gören İçişleri Bakanlığı vekilinin usûlüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmediği, katılma isteminde bulunmadığı ve katılan sıfatı almadığı, bu itibarla sanık hakkındaki hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla; suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2.Sanığın, temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 2. kez tekerrüre esas alınan Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2007 tarihli ve 2004/973 Esas, 2007/178 Karar sayılı hükmünde yer alan tekerrür hükmünün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 16.06.2011 tarihli ve 2009/3489 Esas, 2011/5072 Karar sayılı kararı ile, "suç tarihinde yürürlükte bulunmayan, infaz işlemine ilişkin olan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi" nedeniyle hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığı ve ikinci kez mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasından "...2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilen sanığın TCK'nın 58/6. maddesi gereğince cezanın infazından itibaren denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "...anlaşıldığından TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.