Mahkûmiyet

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2019
tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Ayvalık 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2020 tarihli, kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 15 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

3. Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili kararın istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 4 yıl 6 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık temyiz isteminde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, olay yeri kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, mağdurların rızası bulunduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre,

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde arkadaşı olan tanık Y.'nin aracının içerisinde seyir halinde iken trafik ışıklarında durdukları sırada, tesadüfen yanlarına mağdur ...'ın aracıyla geldiği, sanığın aracın içerisinde eski kız arkadaşı olan mağdure Seren'i görmesi üzerine arkadaşı Y.'a mağdurların içinde bulundukları aracı takip etmesini söylediği, trafiğin yavaşlamasını fırsat bilen sanığın, içinde bulunduğu araçtan inerek hızlıca mağdurların aracına arka kapıdan bindiği, ele geçmeyen bir bıçak ile mağdurların her ikisini birden "öldürürüm sizi" demek suretiyle tehdit ederek mağdur ...'dan Ayvalık mezarlığına sürmesini istediği, aracın içerisinde mağdure Seren'i darp ettiği, mezarlık yakınlarına geldiklerinde araç durduktan sonra mağdur ...'ı araçtan indirerek konuştukları sırada mağdurenin olay yerinden kaçtığı ancak sanığın koşup yakalayarak mağdureyi yine darp ettiği ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Ayvalık Devlet Hastanesinden alınan 10.11.2018 tarihli adli raporda, mağdurenin servikal bölgede ekimoz, sağ kol dirsekte 10 cm uzanan ısırık izi olduğu ve yaralanmasının niteliğinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kaçırma eylemi sırasında mağdur ...'a karşı herhangi bir şiddet uygulamaması, mağdur ...'in kız arkadaşı olup suçun işlendiği tarihten sonra evlenmiş olmaları gözetildiğinde ilk derece mahkemesi tarafından temel cezanın alt sınırdan çok fazla miktarda uzaklaşılarak 3 yıl hapis cezası olarak tayin edilmiş olmasının hatalı olması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince İlk derece mahkemesi hükmünde belirtilen ''5 yıl 15 ay hapis cezası'' yerine ''4 yıl 6 ay 5 gün hapis cezası'' şeklinde yazılmasına; ayrıca ilk derece mahkemesi hükmünün 7. paragrafından sonra "sanığın gözaltında kaldığı 1 günün Türk Ceza Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince sonuç cezasından mahsupuna'' şeklinde yazılması suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Mağdurenin hazırlık aşamasında alınan samimi beyanları ve bu beyanları destekler nitelikteki adli rapor, mağdur ...'ın aşamalardaki beyanları, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ayvalık 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.