SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik,

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin eddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine,

2. Sanık ... hakkında; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz isteği; dava açılmış olmasın rağmen sanık ... hakkında dolandırıcılık, diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı herhangi bir karar verilmemiş olmasına; dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluştuğundan nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilen sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın az olduğuna ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ...'in temyiz isteği; fazla ceza tayin edilmiş olmasına, faydasız sahtecilik yönünden bir değerlendirme yapılmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

1.Müşteki ...'ın iş yerine ait muhasebe işlerini yürüten sanık ...'in, iş yerinin 31.08.2011 tarihinde kapanmasına ve fiilen çalışmadıkları halde sanıklar ..., ..., ... ( ...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'u iş yerinde çalışıyormuş gibi katılan kuruma bildirimde bulunduğu, aylık prim ve hizmet belgelerini düzenleyip, bu kişilerin verdikleri paraları alıp sigorta pirimi olarak kuruma yatırdığı, durumun ortaya çıkması üzerine iş yerinde çalışmayan sanıkların sigortalılık durumlarının iptal edildiği, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13.04.2012 tarih ve 23 sayılı tutanağı ile, katılan ...'a ait olan ve ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ...sicil numarada işlem gören iş yerinin 31.08.2011 tarihinde kapanmış olduğu tespit edilmiştir.

3. Müşteki ..., ..." isminde bir lokanta dükkanı açtığını, işyerinin muhasebesini sanık ...'ın tuttuğunu, 2012 yılının Mart ayında katılan kurumdan 66.000 TL'lik prim borcu olduğunu bildirir kağıt geldiğinde durumu öğrendiğinde katılan kuruma gittiğini, sanıklarn hiçbirinin yanında çalışmadığını, sadece sanık ...'tan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

4. Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı ikrar ederek, maddi imkansızlıklar nedeniyle iddianamede şüpheli olarak geçen ve sigorta yaptıklarını düşünen sanıkları, müşteki ...'a ait işyerinde hiç çalışmadıkları halde sigortalı olarak göstererek kayıtlarını yaptığını, kendilerine isteğe bağlı sigortalı olacaklarını söylediğini, bu şekilde prim ödemelerinin kendisine yapıldığını, ancak katılan kurumun uğradığı zarar ve sigorta yaptıran diğer sanıkların tüm zararları tamamen karşıladığını beyan etmiştir.

5. Katılan kurumun adı geçen iş yerinde yaptığı denetime ilişkin 13.07.2012 tarihli tahkikat rapor içeriğine göre, müşteki ...'a ait olan iş yerinde ..., ...- ... ... ile ...ın çalışmış olmalarına rağmen, bu şahısların haricinde 21 farklı şahsın (iddianamede belirtilen) sigortalı bildirimin yapıldığı ve adlarına işçilik bildirildiği, her ne kadar iş yerinin kapanışı 31.08.2011 tarihinde gerçekleşse de bu tarihten önce de sonra da çalışmadığı halde şahısların sigorta bildirimlerinin yapıldığı, bu sigortalılar arasında daha sonra bu hizmet kazanımından sonra emekli olanların ve sağlık yardımı alanların olduğu tespit edilmiştir.

6. Katılan kurumun 03.05.2013 tarihli yazısına ve sanık savunmalarına göre; işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin sanık ... tarafından katılan kuruma fiziki ortamda mı yoksa elektronik ortamda mı verildiği hususunun anlaşılamadığı tespit edilmiştir.

7. Mahkemece, muhasebeci olan sanık ...'in, müşteki ...'a ait iş yerinde çalışmadıkları halde gerçeğe aykırı olarak hizmet belgesi düzenlemesi ve katılan kuruma vermesi gerekçesiyle özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine; diğer sanıkların katılan kurum tarafından yapılacak basit bir denetimle ortaya çıkmasının mümkün olması ve bu konuda araştırma yapma yükümlülüğünün bulunması, ayrıca sanıkların isteğe bağlı sigortalı olacakları düşüncesiyle sanık ...'le ödedikleri pirimlerin sigorta primi olarak düzenli şekilde ödendiği, bu şekilde kurum zararı da doğmayacağından sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizler Yönünden

1. Katılan kurum yazıları, sanıkların savunmaları ile dosya kapsamından sanıkların üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizler Yönünden
Sanık ...'ın, müşteki ...'a ait iş yerinde çalışmamasına rağmen diğer sanıkların çalıştığı yönünde katılan kuruma işe giriş bildirgesi ile aylık olarak prim ve hizmet belgesi bildirimleri vermek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 13.07.2012 tarihli tahkikat raporunda ve katılan kurum tarafından gönderilen yazı cevaplarında, suça konu işe giriş bildirgelerinin dosya kapsamında mevcut olmadığı, işveren katılan ... tarafından sunulduğu iddia edilen aylık prim ve hizmet belgelerinde (4/a sigortalıları için) "İşverenin-Alt İşverenin Sigortalıyı Devir alanın adı, soyadı, mühür veya kaşesi" bölümlerinin boş olduğu, söz konusu belgelerde işveren imza ve kaşesinin bulunmadığı, ayrıca sanık ... tarafından bu belgelerin katılan kuruma fiziki ortamda mı yoksa elektronik ortamda mı verildiği hususunun tespit edilemediği anlaşılmakla; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, ayrıca belgelerin elektronik ortamda verildiğinin anlaşılması halinde elektronik ortamda verilen bildirgelerin sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla, katılan kurumdan suça konu belgelerin fiziki ortamda mı yoksa elektronik ortamda mı verildiği hususunun sorulması ile belge asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2015 tarihli ve 2015/1208 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suçlar yönünden mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilİnin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/107 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ...'in temyizleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde karar verildi.