Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/1646 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; suça konu pasaportların kendisine ait olduğunu ancak ev aramasında ele geçen kimliğin kendisine ait olmadığını ve duruşmada kendisini savunması için müdafi atanmaması ve bu hususta bilgi verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1. Uyuşturucu madde imalatı yapıldığı yönünde tespit bulunan mahalde arama kararına istinaden yapılan aramada sanığın fotoğrafı bulunan iki adet sahte pasaport, bir adet ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ele geçirilmiş ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.

2. Sanık pasaportları para karşılığı yaptırdığını, suça konu nüfus cüzdanındaki fotoğrafın kendisine benzemesi nedeniyle pasaportu yaptırdığı şahsın bu kimliği de kendisine verdiğini beyan etmiştir.

3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 27.10.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre pasaportların orijinal ikinci sayfalarının soyulup yerine mevcut yüzeylerin yapıştırıldığı, nüfus cüzdanının hakiki olduğu kanaati bildirilmiştir.

4. Mahkemesince suça konu belgeler üzerinde inceleme yapılmış aldatıcı niteliklerinin bulunduğu kabul edilmiş, sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sanığın temyiz isteği yönünden; dava konusu edilen nüfus cüzdanının sahte olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğu ancak dava konusu olan iki adet pasaportun tahrifat suretiyle sahteleştirildiği ve sanığın savunmasında bu belgeler yönünden atılı suçu işlediğini ikrar ettiği; sanığın savunması alınmadan önce haklarının hatırlatıldığı, müdafi istemediğini beyan etmesi üzerine müdafisiz olarak sorgusunun yapılmış olduğu anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/1646 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde karar verildi.