Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, abisi ...'in kendisine ait kimliğe fotoğrafını yapıştırarak sahte kimlik oluşturmak suretiyle işlemediği bir suç nedeniyle kendisine iftira attığına, o tarihlerde cezaevinde olduğuna, abisi ile arasında husumet bulunduğuna, yüklenen suçu işlemediğine, anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, sanığın abisi ...'in sanığın evinde eşyalarını toplarken kendi kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş fakat üzerinde kardeşi olan sanık ...'e ait fotoğraf bulunan sahte sürücü belgesini bulması üzerine kolluk birimlerine şikayet ederek suça konu sürücü belgesini ibraz ettiği, bu suretle sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan incelemeye ilişkin 04.11.2014 tarihli ekspertiz raporunda, tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespitleri bildirilmiştir.

3. Sanık savunmasında, abisi ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle kendisini suçladığını, yüklenen suçu işlemediğini beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.

4. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanığın, aldatıcılık niteliği bulunan suça konu sahte nüfus cüzdanını düzenletmek ve kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Gerekçeli karar başlığında "23.10.2014" şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin tanık ... beyanlarına göre "Temmuz-2014" olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Tanık ...'in, sanığın cezaevine girmesinden sonra eşyalarını topladıkları sırada suça konu sürücü belgesini bulduğunu beyan etmesi, sanığın UYAP üzerinden yapılan cezaevi sorgusunda kesintisiz süre hükümlü olmadığı, 14.06.2013- 23.07.2014 tarihleri arasında ... olduğunun belirlenmesi ile adli emanetin 2015/19 sırasında kayıtlı suça konu belge getirtilerek yapılan incelemede üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.