SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/336 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlediğine dair delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyet kararı verildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararların bozulmasına ilişkindir.

1. Suça konu 28.500,00 TL bedelli, keşidecisi katılan ... olarak görünen bononun mağdur ... tarafından katılan aleyhine icra takibine konulduğu, katılanın senedin kendisine ait olmadığını anlayarak şikayetçi olması üzerine bonoda lehtar ve birinci ciranta olan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2...Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu bononun arka yüzündeki birinci ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, ön yüzündeki borçlu imzaları ile ikinci ciranta imzasının sanık ve katılanın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

3. Sanık savunmasında; suça konu bonoyu portakal sattığı açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ... isimli kişiden aldığını ve ciro ederek borçlu olduğu ...'ya verdiğini, senedin ön yüzündeki keşideci imzası ve adresi dışındaki diğer yazıları kendisinin yazdığını, keşideci olan ... senedi ödemeyince ...'nın senedi icraya koyduğunu, suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
4. ...1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4601 Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin takip talebi dosyaya konulmuş, incelenmesinde icra takibinin, suça konu bono bedelinin tahsili için mağdur ... tarafından katılan aleyhine yapıldığı anlaşılmış ve mağdur ...'ya ulaşılamadığı için soruşturma ve kovuşturma evrelerinde beyanının alınamadığı görülmüştür.

5. Mahkemece, sanık savunması, katılan beyanı, uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın resmi belge niteliğinde olan bonoyu sahte olarak düzenleyip ciro ederek kullandığı, böylelikle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği; sanığın icra takibine konu edilen senedi yaptırmış olduğu iş karşılığında ...'ya ciro ederek verdiği, ...'nın da keşideci görünen katılan ... aleyhine icra takibine koyduğu, sanığın icra müdürlüğünü aracı kılmadığı, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanığın, katılanı tanımadığını beyan etmesine rağmen, bonoda hamil olarak isminin yazıldığı, bonoyu aldığını söylediği kişiye ve almasına neden olan ticari ilişkiye ait somut bir bilgi ve belge sunamadığı, hakkında takdiri indirim uygulandığı, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden

1. Mahkemece, suça konu bononun sanık tarafından borcuna karşılık mağdur ...'ya verildiği ve ... tarafından katılan aleyhine icra takibine konulduğu, sanık tarafından icra takibine konulmadığı gerekçesiyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; sanığın ...'ya bononun verilmesine neden olan ticari ilişkiye ait somut bir belge sunamadığı ve mağdur ...'nın beyanının alınamadığı anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; ...'nın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra suça konu bonoyu hangi hukuki ilişkiye dayanarak sanıktan aldığının ve bonodaki ikinci ciro imzasının kendisine ait olup olmadığının sorulması, varsa aralarındaki ticari ilişkiye ait belgeleri sunmasının istenmesi, ...1. İcra Müdürlüğünün 2014/4601 Esas sayılı icra takip dosyasının getirtilerek incelenmesi ve icra takibinin hangi aşamada olduğunun belirlenmesinden sonra sanık ile mağdur ... arasında bononun icra takibine konulması konusunda iştirak iradesi olup olmadığının ve eylemin kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Kabule göre de; 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/336 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/336 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.