Davanın kısmen kabul, kısmen reddi

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... Köyü çay içi mevkiinde bulunan, doğusu ... tarlası batısı ... ve ... tarlaları kuzeyi ... Tarlası ve güneyi yol ile çevrili tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazı yaklaşık 20 yılı aşkın süredir nizasız fazılasız ve aralıksız olarak zilyet ve tasarrufu altında bulundurduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, zaman aşımı süresinin dolmadığını, keşif yapılarak tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece (Alanya 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 12.06.2008 tarih ve 2004/399 Esas, 2008/274 Karar ... kararı ile; "davanın kısmen kabulüne fen bilirkişinin 08/05/2008 tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen 958,01 m² ile (C) harfi ile gösterilen 388,27 m²'lik bölümlerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

1. İlk Derece (Alanya 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 12.06.2008 tarih ve 2004/399 Esas, 2008/274 Karar ... kararı, davalı ... Başkanlığı ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25/03/2015 tarih ve 2015/3430 Esas, 2015/2072 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece yapılan inceleme araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, keşfe katılan orman bilirkişi tarafından sunulan 05.01.2007 havale tarihli raporda ... Köyü sınırında kalan dava konusu taşınmazın komşu ... Köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarına konu edildiği belirtilerek taşınmazın ... Köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarındaki ve 1957-1958 tarihli hava fotoğraflarına dayanılarak oluşturulan memleket haritasındaki konumunun belirlendiği, ... Köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarına ait bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, eski tarihli belgelerde taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların araştırılmadığı, dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritalarının uygulanmadığı, taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin tamamının kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm tedavüllerinin, davalı iseler dava dosyalarının, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyalarının getirilmediği, jeolog bilirkişisinden taşınmazların aktif dere yatağında kalıp kalmadığı hususunda rapor alınmadığı, DSİ'den de çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki su kanalı çalışmasının hangi tarihte yapıldığının sorulmadığı, buna ilişkin kroki ve belgelerin getirtilmediği, davacı yararına 3402 ... Kanunun 14. maddesinde belirtilen zilyedlik koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yeterli araştırma yapılmadığı açıklanarak, taşınmazın bulunduğu... Köyü ile komşu... Köyünde yapılan orman tahdidi ile aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri ilgili orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı, orjinalinden çekilmiş orman tahdit harita örneği ile su kanalı çalışmasının hangi tarihte yapıldığı sorularak alınacak cevap ile birlikte kanal çalışmasına ilişkin kroki ve belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya kapsamına alınması, sonrasında bir harita - kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi, bir ziraat, bir jeoloji ve bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi, taşınmaz kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ise veya orman kadastrosu kesinleşmemişse veya hiç yapılmamışsa dava konusu taşınmazları ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm tedavüllerinin, davalı iseler dava dosyalarının, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyaları ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının ve davanın açıldığı tarihten 15 - 20 yıl önce ait hava fotoğrafları ile bu hava fotoğraflarına dayanılarak üretilen memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita - kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi, bir jeoloji ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edilmesi, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şekli gibi hususların detaylı olarak incelenmesi, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığının belirlenmesi, bu belgeler ile kadastro paftası birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak ve klizimetre (eğimölçer) aletiyle ölçülmek ve memleket haritasındaki münhaniler de dikkate alınmak suretiyle, dava konusu taşınmazın kesin ve gerçek eğimini gösterir rapor alınması, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı hususlarının belirlenmesi, taşınmazın değişik bölümlerinden yeterli derinlikten toprak örnekleri alınıp incelenerek, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ne kadar süreyle ve ne şekilde zilyet edildiği, 1984-1989’lu yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, yine fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının belirlenmesi, jeolog bilirkişisinden taşınmazın bulunduğu alanın aktif dere yatağı olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, aktif olma özelliğini kaybetmiş ise tam olarak hangi tarihte kaybettiği hususlarına ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor alınması, 3402 ... Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 3/7/2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri nazara alınarak yapılacağının düşünülmesi, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtlarının ya da tescil dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 ... Kanunun 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden kanunun amacına uygun rapor alınması, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereklerine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve esası belirtilen kararla; "Davacı ile öncesinde babasının 20 yıldan fazla süre ile nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla dava konusu taşınmazları tarım arazisi ve ev olarak kullanmak suretiyle taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik sürdükleri, taşınmazlarının kamuya ait taşınmazlar olmadıkları, özel mülke konu tarım arazisi nitelikli yerlerden olduğu, Kadastro Kanununun 16. maddesinde yazılı olan kamusal taşınmazlardan olmadığı, dere yatağı içerisinde kalmadığı, Medeni Yasanın 713/2. maddesinde belirtilen zilyetlikle mülkiyet iktisabı için aranan koşulların davacı açısından oluştuğu kanaatine varılarak gerekli ilanlar yaptırılmış, yasal süre içerisinde herhangi bir itiraz olmadığından davanın kabulüne karar verildiği, davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer kısımların davacının anne ve babasına ait parseller içerisinde kaldığı, bilirkişi raporunda E harfi harfi ile gösterilen yerin de DSİ tarafından kamulaştırılan yer olduğu ve davacının bu yerlere ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını bildirmiş olması değerlendirilerek B harfi ile gösterilen 958,01 m2 ve C harfi ile gösterilen 388,37 m2 yerlerde davacının tescil talebi haklı görülerek davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin aleyhe takdir etmiş olduğu vekalet ücretini yanlış hesapladığını belirterek, bu yönüyle kararın düzelterek onanmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin, kadastro çalışmaları sırasında ne sebeple tespit dışı bırakıldığının belirlenmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 26 ve 27 nci maddeleri,

1. Dosya içerisine gelen Alanya Kadastro Mahkemesi'nin 23.09.2021 tarih ve 2021/103 Esas ... yazısı ve ekindeki Alanya Kadastro Müdürlüğünün 23.08.2021 tarihli ve 2224865,2224872 ... yazıları ile, Alanya ilçesi ... Mahallesinde 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddeleri kapsamında kadastro çalışmalarının yapıldığının, ... ili Alanya ilçesi ... Mahallesi 116 ada 94 ve 190 ada 17 parsel olarak tespit edilen taşınmazların temyiz incelemesine konu Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2015/484 Esas ... dosyasında kadastro tespiti öncesi dava konusu olması nedeniyle kadastro tutanak aslının Alanya Kadastro Mahkemesine gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
3402 ... Kanun'un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilerek, 3402 ... Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.