Davanın kısmen kabulü
...
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı, davalı ... İdaresi, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ada 1 parsel ... taşınmazı uzun yıllardan beri tarım arazisi olarak kullandığını, bu taşınmazın bahçe vasfında olup üzerinde kendisi tarafından dikilmiş en az 30 - 35 yıllık meyve ağaçlarının ve kavak ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın kadastro tesbitleri sırasında orman olarak tespit edildiğini, taşınmazın bulunduğu yerde Hazine, Orman İdaresi ya da köy tüzel kişiliği adına taşınmaz bulunmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Yargılama sırasında, dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz 101 ada 1 parsel olarak belirtilmiş ise de, bu ada ve parsel ... taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın bu taşınmaz olmadığı, dava konusu taşınmazın 101 ada 105 pansel ... taşınmazın ifrazından gelen 101 ada 111 parsel ... taşınmaz olduğu anlaşılmıştır.
1. Davalı ... İdaresi vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı Hazine vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece (Oltu Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 22.10.2014 tarih ve 2013/310 Esas, 2014/1513 Karar ... kararı ile; "Orman bilirkişisi raporunda A, B ve D harfiyle gösterilen yerin orman olmadığı belirtilmiş ise de aynı bilirkişinin raporunda A ve D harfleriyle gösterilen kısımların taşınmazın batı tarafında komşusu olduğu, tescil harici bırakılan dere yatağı ile bir bütünlük arz ettiği, B harfi ile gösterilen yerinde dosya içerisinde bulunan fotoğraflarda görüldüğü üzere dere yatağıyla bir bütünlük arz ettiği, böylelikle özel mülke konu teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, bu kısımlar yönünden davanın reddine, bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen taşınmazın hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere orman sayılan taşınmazlarla bir ilgisinin bulunmadığı, üzerinde emekle yetiştirilmiş söğüt ve kavak ağaçları ile ceviz, erik, şeftali v.b meyve ağaçlarının bulunduğu, bu nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğu ve üzerinde ki ağaçların özel mülke konu olabilecek yerlerde yetiştiği gerekçesiyle, bu kısım yönünden davanın kabulüne" karar verilmiştir.
1. İlk Derece (Oltu Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 22.10.2014 tarih ve 2013/310 Esas, 2014/1513 Karar ... kararı, davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2016/240 Esas, 2017/5674 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği, şöyle ki, 6100 ... HMK'nın 114/d maddesinde taraf ve dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu ve 115. madde uyarınca da mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının belirtildiği, dava konusu taşınmaz Hazine adına tapuda kayıtlı olduğuna göre mahkemece, öncelikle Hazine davaya dahil ettirilerek taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; "Davacının dava konusu ettiği ve fen bilirkişisi rapor ve krokilerinde C harfi ile gösterilen kısmın orman bilirkişisi raporlarına göre orman olmadığı, ziraat bilirkişisi raporuna göre de bu kısmın üzerinde 20 - 25 yaşlarında meyve ağaçlarının bulunduğu, bu kısmının en az 20 - 25 yıldır emek ve sermaye sarf edilerek imar ve ihya edildiği, mera ve orman konumundan uzak olduğu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin de bu hususları doğruladığı, 02/07/2019 tarihli jeodezi bilirkişisi raporuna göre de dava konusu olan kısımların özel mülkiyete konu olan parsellerle aynı vasıfta olduğu ve tarımsal amaçlı kullanıldığı, herhangi bir orman özelliği gösteren orman örtüsünün bulunmadığı, açıklanan bu nedenlerle davacının dava konusu 101 ada 111 parsel ... taşınmazın 31/05/2019 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen 417,13 m²'lik kısmına yönelik davasının kabulü ile taşınmazın bu kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek davacı ... adına bahçe vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, öte yandan davacının taşınmazın 31/05/2019 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde A, B ve D ile gösterilen kısımlara yönelik talepleri hakkında ise, dava dilekçesinde bu parsellerin dava konusu olarak yahut bu parselin tapu maliklerinin hasım olarak gösterilmediği ve taşınmaz maliklerinin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesinin Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik içtihatlarına ve HMK'nın 124. Maddesine göre mümkün olmadığı, bu itibarla bu kısımlar yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle, bilirkişi raporunda A, B ve D olarak gösterilen kısımlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... İdaresi, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; Dava konusu taşınmazın ormanla bütünlük arz ettiğini, kesinleşen tahdit sınırları içerisinde ve ... havzası içerisinde kaldığını ve bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, davacı tarafın zilyetlik koşullarını sağlamadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, davacı tarafın zilyetlik koşullarını sağlamadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
4. Davacı vekili, davalı ... tarafından sunulan temyiz dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde; yasal hasım konumundaki davalı ...'nın temyiz itirazlarının yerinde olmadığını, davalı tarafın temyiz itirazının reddi gerektiğini, haklarında hüküm vermeye yer olmadığı yönünde karar verilen A, B ve D harfleri ile gösterilen kısımları da davacının bir bütün halinde kullandığını ve bu kısımlar için de hüküm verilmesi gerektiğini belirterek, bu hususta yüksek mahkemenin bir yol göstermesini istemiştir.
Dava, kadastrodan önceki hukukî nedene dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 4 üncü maddesi,
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen dava ve temyiz konusu C harfli bölüme ilişkin karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
152,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 213,11 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.