Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı Kurum vekili; ...lçesi, 4893 ada 1 parsel sayılı 6.630,00m² taşınmazın müvekkili İdareye ait olduğunu, dava konusu bu yerin ... Malz. San. Tic. A.Ş. tarafından atık malzemeleri ve hafriyat döküm alanı olarak kullanıldığını, bu hususun müvekkili İdare yetkililerince tespit edilmesi üzerine, Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/57 D.İş esası ile tespit talebinde bulunduklarını, Mahkemece taşınmaza dökülmüş toprak ve atık malzeme olduğunun tespit edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın üzerine dökülen hafriyatın kaldırılmasını, kaldırılmaması halinde kaldırma bedeli olan 48.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Şirket vekili; müvekkilinin davacıya ait taşınmaza komşu 4893/2 ve 4894/1 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, iştigal konuları arasında hafriyat işinin olmadığını, hiçbir zaman davacıya ait 4893/1 parsel sayılı taşınmazı hafriyat alanı olarak kullanmadığını, çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerden sürekli hafriyat kamyonlarının gelip geçtiğini, taşınmazı boş görüp dökmüş olabileceklerini, idareye ait taşınmaza döküldüğü tespit edilen malzemelerin müvekkil şirket tarafından döküldüğü ve bu halin taşınmaza zarar verdiği hususunun davacı tarafça somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirtilerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı İdareye ait 4893 ada 1 sayılı parsel üzerine davalı şirket tarafından hafriyat döküldüğü, bu durumun davacı İdarenin yetkililerince tutulan raporla tespit edildiği belirtilerek, ıslah edilen davanın kabulü ile davalı şirketin, davacının maliki olduğu 4893 ada 1 parsel sayılı taşınmaza hafriyat dökmek suretiyle vaki el atmasının önlenmesine, 50.700,00 TL eski hale getirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme, eski hale getirme gerçekleştirilmezse buna ilişkin bedelin tahsili istemine yöneliktir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 4893/1 parsel sayılı taşınmazın malikinin Sultan Beyazıt Vakfı olduğu, 09/12/2015 tarihli inşaat, harita mühendisi ve hukukçu-işletmeci bilirkişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazın bir tarafının umumi yola cepheli, diğer tarafları ile birlikte açık ve korumasız olduğu, hariçten atık atabilecek kişi ve kişilerin taşınmaza rahatlıkla girme imkanına sahip olabileceği, burada farklı zamanlarda kimler tarafından atıldığı belirlenemeyen değişik türde hafriyat, atık, çöp, moloz gibi materyallerin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 6100 sayılı HMK’nin 190.maddesi uyarınca; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu doğrultuda somut olayda; davalının, davacıya ait 4893/1 parsel sayılı taşınmaza elattığının, diğer bir deyişle taşınmaz üzerinde var olduğu saptanan toprak, atık malzeme ve hafriyatın davalı tarafından döküldüğünün ispat külfetinin davacıda olduğu açıktır. Davacı tanık deliline dayanmamıştır. Davalı da dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesi olduğunu kabul etmediğinden davacının iddiasını ispat edemediği gözönüne alınmaksızın, davanın reddedilmesi gerekirken, Mahkemece, tek taraflı olarak davacı İdare tarafından tutulan rapora dayanılarak kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.