Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi 18.07.2017 tarihli ve 2015/48 Esas, 2017/163 Karar sayılı kararıyla asıl dosyada davanın reddine, birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince her iki tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl dosyada, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmelerinin müvekkili idarece tek taraflı feshedildiğini, fesihten sonra da davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, davalıya tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine rağmen ecrimisil bedelinin ödenmediğini belirterek 15.03.2010 – 16.05.2015 tarihleri arasına ait fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada; 17.05.2012 – 17.04.2015 tarihleri arasına ait ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep edilen ecrimisil miktarını açıklamamıştır. Yargılama aşamasında ibraz edilen 17.07.2017 tarihli dilekçe ile asıl dosyadaki talebini kira bedeli olarak ıslah ettiğini belirterek her iki dosyadaki talebini toplam 158.544,96 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, her iki dosyada da davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin tespiti davasında verilen ret hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren ecrimisil talep edilebileceği, bu tarihten önce davalının fuzuli şagil sayılamayacağı gerekçesiyle asıl dosyada davanın reddine, birleşen dosyada davanın kabulü ile 158.541,96 TL ecrimisilin tahsiline dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından asıl dosyada verilen hükme yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava konusu Sakarya Nehri Kenarında yer alan 103.721,80 m2 ve 68.429,80 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı İdare tarafından ihale ile davalıya kiraya verildiği, taraflar arasında akdedilen 04.09.2007 tanzim tarihli, yer teslim tarihinden itibaren beş yıl süreli, yazılı kira sözleşmelerinin düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmelerinin 11.maddesi ile kiraya verene tek taraflı fesih hakkı tanınmış, kira bedellerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle kiraya veren idare tarafından 15.03.2010 tarihinde kira sözleşmelerinin tek taraflı feshine karar verilmiştir. İlgili karar 22.03.2010 tarihinde kiraya verene tebliğ edilerek kiralananın 7 gün içinde tahliye edilmesi ihtar edilmiştir. Bunun üzerine kiracı tarafından Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/119 Esas, 2010/317 Karar sayılı dosyası ile kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti istemli dava açılmış, mahkemece; süresinde kira bedellerinin ödenmediği, kira sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca idarenin tek taraflı fesih hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 16.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin sona erdiği sabittir. Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin sona erme tarihi ile ilgilidir. Kiracılık sıfatının tespitine ilişkin mahkeme kararında, kira sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca tek taraflı feshin geçerli olduğu kabulü ile dava ret edildiğine ve bu ret kararı kesinleştiğine göre fesih iradesinin karşı tarafa gönderildiği tarihten 7 gün sonrasında kira sözleşmesinin sona erdiği dikkate alınarak 29.03.2010 tarihinden 16.05.2012 tarihine kadar ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken bundan zuhul ile kiracılık sıfatının tespitine ilişkin mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren ecrimisil istenebileceği düşünülerek asıl dosyada davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin asıl dosyaya ilişkin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada verilen kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.