Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma üzerine dahili davalı ... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından reddine, diğer davalı ... bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, 6277 ada, 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümde dava dışı ... Kimya Sanayi Ltd.Şti. ile birlikte 1/2 pay sahibi olduğunu, taşınmazın bilgisi dışında diğer paydaş tarafından davalı ...’e kiralandığını, bu kişinin de Döşem marka mobilya mağazası adı altında bu yeri işgal ettiğini, kira gelirinden kendisine pay verilmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla payının karşılığı olarak işgal tarihinden itibaren 5.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiş, aşamada talep artırımı ile ecrimisil istemini 37.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazda müvekkilinin kiracı sıfatıyla bulunmadığını, taşınmazı kendisinin kullanmadığını, bu nedenlerle davanın diğer paydaşa yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... Mobilya Ltd.Şti. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; elatma olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve 01.04.2013-22.05.2014 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan 37.500,00 TL ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2015/6793 Esas, 2018/29 Karar sayılı ilamıyla; yargılamanın devamı sırasında dava konusu yerin ... Mobilya Ltd. Şti tarafından kullanıldığının tespit edilmesi üzerine ... Mobilya Ltd. Şti.nin davaya dahil edildiği, ancak usul hukukumuzda davaya dahil edilme diye bir müessese bulunmadığı, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemeyeceği gibi, hakkında hüküm kurulmasına da olanak bulunmadığı, olayda, HMK'nin 124.maddesinin uygulama koşullarının da oluşmadığı, bu nedenle ... Mobilya Ltd.Şti. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi, öte yandan haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil davalarında ancak dava tarihine kadar gerçekleşmiş zararın istenebileceği, dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zararın sonradan açılacak davanın konusunu oluşturacağı, davanın 22.05.2013 tarihinde açıldığı, ecrimisil hesabının da bu tarihe kadar yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dahili davalı ... Mobilya Limited Şirketi aleyhine açılan usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu davalı bakımından davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan dava yönünden ise ecrimisil şartları oluştuğundan, davanın açıldığı 22.05.2013 tarihinden geriye doğru olmak üzere kira sözleşmesinin başlangıcı olan 01.04.2013 arasındaki 1 ay 22 günlük dönem için oluşan davacının payı oranında 3.874,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 6277/3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iş yeri depolu dubleks niteliğindeki 1 nolu bağımsız bölümde davacının ve dava dışı ... Kimya Sanayi Ltd. Şti.nin birlikte paydaş oldukları, 01.04.2013 tarihli kira sözleşmesinde kiralayan olarak ... Kimya Sanayi Ltd. Şti., kiracı olarak ... Mobilya Ltd. Şti. ve kefil olarak davalı ...’nın imzasının bulunduğu, davalı ...’nın aynı zamanda şirketin ortaklarından olduğu anlaşılmaktadır.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13’üncü maddesinin 2’inci fıkrası uyarınca; konusu para olan davalarda hükmedilen vekalet ücreti, yargılama sonucunda mahkemece reddedilen miktarı geçemeyecektir. Eldeki davada, davacı tarafından ecrimisil talebi 5.000 TL olarak belirlenmiş, Mahkemece talebin kısmen kabulü ile 3.874 TL’nin davacıya ödenmesine hükmedilmiş ve 1.126 TL’nin reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca; zikredilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükmü doğrultusunda davalı ... yararına hükmedilmesi gereken ücret 1.126 TL olması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 4.035,12 TL’ye karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm ve davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte yazılı nedenlerle kararın 6. paragrafında bulunan “4.035,12 TL” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “1.126 TL” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 67,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 197,63 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi