Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2013/88 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un (4708 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
...Yapı Denetim Ltd. Şti.nin yetkilisi, proje, yapı ve uygulama denetçisi olan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde kamu görevlisinin, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlandığı, 4708 sayılı Kanun’un 1 inci maddesine göre, yapı denetim kuruluşunun Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevi yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi olarak, denetçi mimar ve mühendisin ilgili mühendis ve mimar meslek odalarına kayıtlı ve Bakanlıkça kendisine denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimar olarak tanımlandığı, kamusal bir faaliyet niteliğinde olan yapı denetim hizmetinin Bakanlık denetimine tabi olduğu nazara alınarak ayrıca UYAP üzerinde yapılan araştırmada da...Yapı Denetim Ltd. Şti.nde görevli olan sanık hakkında Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/192 ve 2013/208 Esas sayılı dosyalarında benzer eylemlerinden dolayı kamu davalarının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan dava dosyalarının birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ile yapı denetim firmasında görevli olan sanığa yüklenen suçun 4708 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetillerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2013/88 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.