Mahkumiyet
1-Sanık hakkında yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgelerin 13.09.2011 tarihli tebliğe rağmen ibraz etmediği iddiası ile açılan davada, sanığın suça konu şirket ile bir ilgisi olmadığını, tekstil üzerine bir işyeri açmadığını, çalıştırmadığını, müzisyen olduğunu, şirket devralmadığını, ... Tekstil firmasına adının nasıl karıştığını bilmediğini, ...ve... isimli kişileri tanımadığını, şirket devir sözleşmesi ekindeki kimliğin kaybettiği kimliği olduğunu savunmasına rağmen, bir grafoloji uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre İzmir .... Noterliğinde yapılan şirket devir sözleşmesindeki yazı ve imzanın sanığa ait olduğu belirtilmiş ise de; sanığın mukayese imzalarının az ve yetersiz olması, samimi imzalarının bulunmaması, yetersiz mukayese belge ile bilirkişi incelemesi yaptırılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından sanığın çok sayıda ve suç tarihinden önceki dönemlere ait yazı ve imzalarını içeren belgeler toplanarak yazı ve imzanın aidiyeti konusunda yeniden uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Defter ve belge gizleme suçunda suç tarihinin, defter belge isteme yazısının sanığa tebliğ edildiği 13.09.2011 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitim tarihi olan 29.09.2011 olması gerekirken, gerekçeli karar başlığına 2011 olacak şekilde eksik yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.