Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı
Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile;

A. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

B. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,

2. Eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna,

İlişkindir.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

Uyuşturucu madde temini suçunu birlikte işledikleri anlaşılan sanık ...'in de diğer sanık ... ile birlikte mahkûmiyetine karar verilmesi, gerekirken delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

Olay günü, sanıklar ... ile Sinan'ın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Ece'nin tedavi gördüğü psikiyatri hastanesine gitikleri, sanık ...'ın, bir yakınlarını hastaneye yatırmak istediğini hastane görevlilerine söylediğinde hastanede yer olmadığını öğrenince, Ece ile telefonda görüşerek yanında getirdiği ve içinde esrar ile eroin bulunan sigara paketini hastanenin trafo ve jeneratör bölgesine attığını söylediği, hastanedeki güvenlik görevlilerinin şüphelenmeleri üzerine yaptıkları araştırmada bu sigara paketini buldukları olayda,

Her ne kadar sanık ... savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; Ece'nin beyanında; "telefonda sanık yerini tarif ediyordu, güvenlik görevlisi yakaladı, esrarı Tuğçe isimli hastaya getiriyordu, bana da eroin getirmişti, uyuşturucu malları hastanenin ordaki trafoya atmışlar, ben daha henüz para vermemiştim, parayı malı alınca verecektim" şeklindeki beyanı ile görevlilerin suça konu uyuşturucu maddeyi hastanenin trafo ve jeneratör bölgesinde buldukları hususu nazara alındığında, sanık ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık ... hakkında ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açılmışsa da, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatına karar verilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/542 Esas ve 2020/53 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 26.04.2013 ve iddianame tarihi 11.03.2014 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasının yapılarak mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 08.03.2013 tarihli eylemi nedeniyle 17.06.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezadan kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubuna hükmedilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Kabule göre;

Gerekçeli karar içeriğinde sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek, hüküm fıkrası ile gerekçeli karar içeriği arasında çelişki oluşturulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/12/2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde

görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.