...

Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükümlerine göre açılmış tapusuz taşınmazın tescili istemli davanın yapılan yargılaması sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili ... Mahallesinde müvekkillerinin babası/dedesi ...'dan kalan tapulama harici taşınmazı malik sıfatı ile nizasız olarak kullandıklarını, müvekkillerin dedelerinden intikal eden dava konusu yerin dedeleri ve diğer önceki ataları tarafından bilinmeyen zamandan bu yana nizasız ve fasılasız olarak kullanılan toplam 3.966,00 m2 miktarında bütün bir alan olduğunu, bu alanın bağış belgesinde belirtilen 400,00 m2'lik kısmının dedeleri tarafından müvekkillerine bağışlandığını, ayrıca saklı olan mirasçılık haklarından kaynaklanan 596,00 m2'lik daha kullandıkları alan olduğunu, yani müvekkillerinin toplam taleplerinin 996,00 m2 olduğunu belirterek ... ili ... Mahallesinde bulunan doğusu yol, kuzeyi ... evi ve bahçesi, batısı çalılık, güneyi yine... bahçesi ile çevrili olan 996,00 m2'lik alanın tapusunun 4721 ... Kanun'un 713/1 inci maddesine göre malik sıfatı ile 20 yılı aşkın bir süredir zilyet olan müvekkilleri adına tapuya tesciline istemiştir.

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin, Devletin hüküm ve tasarruflu allında olan yerlerden olduğunu, zilyetliğe dayalı olarak iktisap ve özel mülkiyete konu olamayacağını, açıklanan sebeplerle ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle, haksız ve hukuksuz olarak açılan davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 ... Kanun) ve 5216 ... Büyükşehir Belediyesi Kanunu (5216 ... Kanun) hükümleri gereği belediyelerine husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar-ihya suretiyle kazanımı şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

3. Dahili davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisi ... mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, davanın bütün mirasçılar tarafından birlikte ikame edilmesi veya muvafakat verilmesi gerektiğinden davanın bu yönüyle usulden reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince keşif yapılarak, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenerek taşınmazın gerçek durumunu gösterir rapor alınması ve dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde zilyetlikle kazanma koşulları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

4. Fer'i müdahil vekili dilekçesinde: dava konusu taşınmazı müvekkili ...'un zilyetlik devir sözleşmesi ile devir aldığını ve halen zilyet olduğunu, davacı ...'un dava konusu yerde zilyetliğinin olmadığını, bu sebeple davalı yanında davaya katılma taleplerinin olduğunu, dava konusu yer hakkında davacının davasının reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/253 Esas, 2014/993 Karar ... kararı ile; 25.12.2013 tarihli fen bilirkişisinin raporunda (A) harfiyle gösterilen yerin tapulama harici bırakılan yerlerden olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerleden olmadığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapılmış olduğunu, davacıların ve miras bırakanlarının 20 yıldan fazladır dava konusu taşınmazları nizasız ve fasılasız kullandıklarını, davacılara miras bırakanları tarafından dava konusu yerin bağışlandığının anlaşıldığını, müdahil davacının fen bilirkişisinin 25.12.2013 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterdiği yerde her hangi bir hakkının olmadığının anlaşıldığını, davacıların dava konusu taşınmazın yüzölçümünün daha fazla olduğu iddiası yönünden taleplerin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisinin 25.12.2013 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen yerin tapulama harici bırıkılan yerden ifrazı ile yeni bir parsel numarası verilerek davacılar ... kızı ...,... kızı ... adına eşit hisse şeklinde tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacının davasının reddine karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2015/16354 Esas, 2017/4851 Karar ... kararıyla; 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 ... Kanun'un 1/2 nci maddesi ile ... Büyükşehir Belediyesinin sınırlarının il mülkî sınırları olarak genişletildiği, bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişiliklerinin sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katıldıkları, bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan... Beldesinin tüzel kişiliğinin sona ermiş olduğu, 6360 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca, yerine, bağlı bulunduğu ... İlçe Belediye Başkanlığının geçtiği, bu durumda, 5216 ... Kanun hükümleri ve 6360 ... Kanunu'n Geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrası gereğince, ... Beldesinin bağlı bulunduğu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde bu yapılmadan davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, taraf sıfatının 6100 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğu ve istek olmasızın re'sen gözetilmesi gerektiği, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine ve davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olmadığını, dava tarihi itibariyle imar planı içinde kalmadığını, bölgede yapılan orman kadastrosunda tarım alanı olarak gösterildiğini, hava fotoğraflarına göre davanın açıldığı tarih itibariyle 20 yıllık sürenin dolmuş olduğu, davacı adına daha önce senetsiz zilyetlikten dolayı tapu kaydının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın orman bilirkişisine orman sayılmayan yerlerden olduğunu, fen bilikişisine göre taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının tespit edilemediğini, bu hususun Tapu Müdürlüğünce de belirlenemediğini, taşınmazın öncesinin orman veya mera olmadığını, taşınmaz hakkında herhangi bir tahsis kararının bulunmadığını, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarının da Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile örtüştüğünü, davacı tarafından harcın tamamlandığı, 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesinde belirtilen ilanların yapıldığını, itiraz edenin olmadığını, her ne kadar davacı rızai taksim sonucu ve dedelerinin kendilerine yaptıkları bağış sonucu daha fazla alanın kendi adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiş iseler de; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alan dışındaki alanların 454 ada 2 parsel olarak ... adına tapuya kayıtlı olduğu gerekçesiyle davacıların davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile; 03.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 452,21 m2 yüzölçümlü alanın davacılar adına eşit hisseli şekilde belirtilen alandaki son parsel numarasından sonraki parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yer olduğunu, bu gibi yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın kanuni şartları haiz imar ve ihyasının oluşmadığını, davacının, dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iktisap koşulları oluşmadığını, dava ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarının da maddi gerçeği yansıtmadığını, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının, toprağın orman olan niteliğini değiştirmeyeceğini, tapulama harici bırakılmış olan bu taşınmazın bir bütünlük arz ettiğinden, tamamen orman vasfında olduğunu, Hazine adına tespit edilmesi gereken dava konusu taşınmazın, neden tescil harici bırakıldığı hususunun Kadastro Müdürlüğüne sorulmadan, davacı lehine hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün kısmen kabulü ilişkin kısmının bozulmasını istemiştir.

2. Dahili davalı ... İdaresi vekili, dava konusu yerin tamamının Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülke konu edilemeyecek yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verildiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu gibi yerlerde zilyetlik ve imar-ihyaya dayalı iktisabın kabul edilemeyeceğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

Dava, 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesi hükümlerine göre açılmış tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.