Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatlerine ilişkin hükümler katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 26/06/2010 tanzim ve 11/01/2010 ödeme tarihli, 300 TL bedelli bonoyu, katılanın imzasını taklit ederek katılan aleyhine icra dairesinde tahsile koyduğu, tebligat üzerine olaydan haberi olan katılanın imzaya itiraz ettiği ve bilirkişi incelemesine göre imzanın katılana ait olmadığı anlaşıldığından takibin durduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda; sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları, icra takibi bilgileri, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından, sanığın, adres bilgilerinin yanlış olması nedeniyle katılan hakkında işlem yapıldığı ve asıl borçlunun başkası olduğunu savunduğu ve tanık olarak dinlenen ...'ın suça konu senedin kendisi tarafından imzalandığı ve senet borcunu ödeyemedikleri, icra müdürlüğünden herhangi bir yazı gelmediğine dair beyanı dikkate alındığında, sanığın savunmalarının aksini ispatlar, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğine yönelik mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, isnat edilen suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ve eylemlerin suç teşkil ettiğine, eksik incelemeye, delillerin takdirine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.