Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia olunarak ASCK’nin 87/1'inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği somut uyuşmazlıkta, Askeri Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ASCK’nin 87/1'inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca temel ceza tayin edilmiş olmasına rağmen kısa kararda ve hüküm fıkrasında ASCK’nin 87/2’nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi,
2)Sanığın adli sicil kaydında gözüken hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, temyiz konusu suçtan sonra 19/01/2016 tarihinde kesinleştiği de nazara alındığında; gerekçeli hüküm içeriğinde önce sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden dolayı, sonra sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılamadığından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yer olmadığına karar verildiği belirtilerek hükmün gerekçesinde çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı ve hükmü temyiz etmeyen yetkili Komutanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.