Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, durdurulması ile maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1978 yılında kurulan ... firması olan forever living products firmasından ülkemize ithal ettiği birçok ürünün distribütörü olup, www.foreverliving.com, www.flprt.com, www.myflpbiz.com internet sitesi üzerinden satış yapılmakta olup, Türk Patent ve Marka Kurumunda (TÜRK PATENT) 2009/52075 tescil nolu foreverliving products + şekil ile foreverliving products + şekil ibareli 019083 tescil nolu markaların aloyevera inc Şti adına tescilli olup müvekkili ile aralarında inhisarı lisans sözleşmesi mevcut olduğundan davalılar adına www.foreverürünleri.com isimli internet sitesinden forever ibaresinin kullanıldığını, ayrıca müvekkilinin tescilli marka ürünlerinin satışının yapıldığını ileri sürerek markanın kullanıldığı internet sitesindeki ürünlerin satışının durdurulmasına, men'ine, haksız rekabet ve tecavüz sebebiyle 10.000,00 TL maddi tazminatın, yoksun kalınan kazanç 10.000,00 TL, 68 ... madde gereğince itibar tazminatına 10.000,00 TL, toplam 30.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma hakkı ve yetkisi olmadığından öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının dayanağı olan markanın 35.sınıfa giren faaliyetler yönünden hak ihlali oluşturmadığı ve müvekkilinin web sitesindeki ... adının davacı markası ile iltibas yaratmayacağını, internet sitesinde satışı yapılan ürünlerin fatura karşılığı alınmış orjinal ürünler olması sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12096 soruşturma dosyasından bu hususun tespit edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalılar tarafından satışa sunulan ürünlerin orjinal ürün olup dava tarihinden önce yetkili distrübürütör olan kişilerden davalıların ürünleri alıp internet üzerinden satışa sundukları, marka tükenme ilkesi ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 12 nci maddesi dikkate alındığında ticari dürüstlüğe uygun bir kullanım olduğu gerekçesiyle davacı tarafın tüm talepler yönünden davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Forever Living Sağlık ve Güzellik Ürünleri Dağıtım Ltd. Şti., 1978 yılında kurulan ... firması olan Forever Living Products firmasından ülkemize ithal ettiği bir çok ürünün Türkiye’de bağımsız distribütörlerle satışını ve dağıtımını gerçekleştiren, gerek Türkiye’de gerekse de dünyada en büyük pazara sahip olan bir şirket olup tüm ürünleri şirket ilkeleri çerçevesinde satıldığını, üretimi ve pazarlaması yapılan Forever Living ürünlerinin; kozmetik, parfüm ve takviye edici gıda ürün grupları olup Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın başta Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'ne, Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik ile bu Yönetmeliğe ait Uygulama Talimatı'na ve ilgili tüm yasal düzenlemelere uygun ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın izinli ürünleri olup bu ürünlerin satış ve halka arzları müvekkili şirketçe distribütörleri vasıtasıyla yapıldığını, online satışların ise sadece resmi FL websitesi bağlantıları olan www.foreverliving.com, www.flptr.com, ve bunlara bağlı My FLP Biz (www.myflpbiz.com) tarafından yapılabileceğini, internet üzerinden satış yapan belli başlı sitelerin isimleriyle sınırlı kalmaksızın, online alışveriş merkezleri, mezat siteleri ya da online pazarlama araçları üzerinden ürün satışlarının yasak olduğunun açıkça belirlendiğini, bu bağlamda, müvekkili şirket ile bağlantısı olan www.foreverliving.com, www.flptr.com, www.myflpbiz.com isimli üç internet sitesi dışında herhangi bir internet sitesinde müvekkili şirkete ait ürünlerin reklam veyahut satışlarının yapılmasının mümkün olmadığını, TÜRK PATENT nezdinde FOREVER LIVING PRODUCTS + ŞEKİL'den ibaret 05.10.2009 başvuru tarihli ve 52075 tescil numaralı marka ile FOREVER LIVING PRODUCTS + ŞEKİL'den ibaret 15.11.1999 başvuru tarihli ve 019083 tescil numaralı markaların Amerika'da mukim ALOE VERA INC. Şti. adına tescilli olduğunu, yurt dışında yerleşik ... ya da tüzel kişilerin, ekonomik siyasi ya da ticari sebeplerle, markasını Türkiye'de kendi adına değil de Türkiye'deki vekili ya da temsilcisi adına tescil edilmesini isteyebileceğini, Türkiye'de kendi adlarına tescil edilmiş olması durumunda da temsilcilerini yetkilendirebileceklerini, müvekkili şirketinde 01.02.2009 tarihli ''EXCLUSIVE MARKETING AND LICENSE AGREEMENT'' ''Münhasır Pazarlama ve Lisans Anlaşması'' ile Amerika merkezli Aloe Vera Inc. tarafından Forever Living Products markalı ürünlerin satışı ile yetkilendirilmiş olup, inhisari lisans hakkına sahip olduğunu, aksi lisans sözleşmesinde kararlaştırılmadıkça, inhisari lisans sahibi olan kişinin, 3. bir kişi tarafından marka sahibinin marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin 556 sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği hukukumuzda kabul edildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin, TÜRK PATENT nezdinde tescilli marka sahibi olan Amerika'da mukim ALOE VERA INC. Şti.'nin ülkemizdeki ... temsilcisi ve idare merkezi olarak inhisari lisans hakkı sahibi sıfatıyla marka sahipliğinden ... hakların korunmasına yetkili olduğunu, müvekkilinin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu FOREVER LIVING tescilli markasının davalı tarafça ''www.foreverurunleri.com'' isimli internet sitesinde ... adı olarak kullanıldığının tartışmasız olduğunu, markanın müvekkilin izni, onayı, muvafakatı olmaksızın her ne amaçla olursa olsun kullanımı marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı yanın, salt ''www.foreverurunleri.com'' isimli internet sitesini kullanmakla kalmadığını, aynı zamanda www.gittigidiyor.com, www.n11.com, www.sanalpazar.com gibi internet sitelerine de link vererek, bu siteler vasıtasıyla son tüketici nezdinde karışıklığa sebep olduğunu, böylelikle, davalıların müvekkilinin tüm dünya çapında sahibi olduğu marka itibarından yararlanmaya çalıştıklarını, Bu noktada, müvekkiline ait olan www.foreverliving.com, www.flptr.com, www.myflpbiz.com gibi siteler haricinde müvekkil ile hiçbir ticari bağı bulunmayan kişiler aracılığıyla kurulan internet sitelerinde ürünlerle ilgili öncesi/ sonrası, en iyi performans, en iyi fiyat vs. gibi ... olmayan, tüketiciyi yanıltıcı vaatlerde bulunulması sebebiyle Tarım Bakanlığı tarafından müvekkile ithalat izni verilmemesi tehlikesininde bulunduğunu,Mahkemeye sundukları 18.08.2016 tarihli dilekçede de detaylıca belirttikleri üzere davalılara ait ''www.foreverurunleri.com'' isimli facebook sayfasında müvekkile ait tescilli markalı ürünlerin satışının yanı sıra Optimum Nutrition markalı başka ürünlerin de ''en iyi performans, en iyi fiyat, dünyanın en iyi protein tozu Optimum Whey'' ibareleriyle satışının yapıldığını, bu durumun müvekkilin ithalat işlemlerine engel çıkardığının belirtildiğini, müvekkilinin bu hususlara ilişkin şikayeti üzerine huzurdaki davalı ... ile ihbar olunan ... Şamiloğlu'nun yargılanmalarına İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/248 E. sayılı dosyası ile halen devam edildiğini, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince marka sahibinin, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına dair hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, ... adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesinin talep edebileceği düzenlenmiş olup, marka sahibine tanınan bu hakkın, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına dair hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluna bağlandığını, bu doğrultuda, davalının internet ... adında forever ürünleri şeklindeki kullanımının herhangi bir hakka veya meşru bir bağlantıya dayanmadığını, müvekkilinin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu tescilli FOREVER markasının davalılar tarafından internet ... adı olarak kullanımına dair herhangi bir rızasının bulunmadığını, davalıların, meşru bir bağlantıları bulunmadığını bizzat kendi savunmalarında dahi ingilizce forever kelimesinin anlamının ''sonsuza kadar yaşam ürünleri'' olduğu yönünde ikrar ettiklerini, davalıların müvekkilin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu tescilli FOREVER markasını bu şekilde kullanmasının müvekkilinin markadan ... haklarına 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61 ... maddeleri gereğince tecavüz oluşturduğunu ve internet ... adının müvekkilinin markası ile karışıklık yarattığını, davaya ihbar olunan ... Şamiloğlu ile ... Mermer (Yerel Mahkemeye ihbar olunan olarak yanıt veren ... Mermer) isimli şahısların, müvekkili şirket ile hiçbir bağlantılarının bulunmadığını, kendilerinin müvekkilinin eski distribütörleri olup, müvekkili şirketten ürün satın almaları ve kendi ekibini oluşturmalarının mümkün dahi olmadığını, ancak bu kişilerin müvekkilinin, yılların deneyimi ile tüm dünya çapında geliştirdiği distribütörlük sisteminin halen bir parçası gibi hareket ederek, bu sistemden faydalanmaya çalıştıklarını, haksız kazanç elde ettiklerini, şöyle ki, müvekkilinin, Amerika merkezli dünyaca ... bir şirket olduğunu, ürünlerini distribütörler ağı ile tüketicilere sunduğunu, bu distribütörlük ağının yılların tecrübesi ile dünya çapında kurulmuş bir sistem olduğunu, ihbar olunanların ise, distribütörlükleri feshedilmiş olmasına rağmen, adeta hala müvekkili ile bağlantısı varmış gibi, ortak pazardaki son tüketiciyi yanıltma gayesi ile hareket ettiklerini, nitekim, yerel mahkemeye sunulan, 05.01.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de, davalı yanın internet sitesindeki ürünleri bu kişilerden satın aldığı ticari defterlerin incelenmesi ile açığa çıktığını, yukarıda arz ettikleri üzere ihbar olunan ... Şamiloğlu'nun halen davalı ... ile birlikte İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/248 E. sayılı dosyası ile yargılanmasının da devam ettiğini, mahkemeye sunulan bilirkişi raporları ile, davalıların müvekkilin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu ürünlerin internet ortamında satışını yaptıklarının ... olduğunu, yerel mahkemeye sunulan 09.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ''www.foreverurunleri.com'' isimli internet sitesinde çok sayıda ve çeşitte ''FOREVER'' markalı ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, ürünlerde %45 oranında iskonto uygulandığı, satışların site üzerinden ve 0507 667 94 15 numaralı whatsapp hesabı üzerinden yapıldığı'' nın tespit edildiğini, 05.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davalıların davaya konu tescilli markalı ürünleri, ihbar olunan ... ve ...'den temin ettikleri, bu şahısların müvekkilinin eski distribütörleri olduğunu, böylelikle davalıların ürünleri ''paralel ithalat'' yoluyla yurtdışından ithal ettikleri yönündeki savunmalarının da varit olmadığının açığa çıktığını, işbu rapor ile davalıların ürün satışından elde ettikleri faaliyet karlarının da hesaplandığını, her iki bilirkişi raporu ile, davalıların www.foreverurunleri.com. isimli internet sitesinde müvekkilinin, inhisari lisans hakkı sahibi olduğu markayı kullanarak, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği açığa çıkmış ise de, yerel mahkemenin davanın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılarca satışı yapılan ürünlerin, faturalı olarak davacının eski distribütöründen alındığı, faturalı ve orijinal olduğu, davalılarca bu ürünlerin teminin yasal olmadığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, distribütörlük anlaşması gereğinde davacının eski distribütörüne karşı ileri sürebileceği defileri sözleşmenin tarafı olmayan davalılara karşı ileri süremeyeceği, davacının orjinal markasını taşıyan ürünlerini pazarlamasının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının internet ... adındaki kullanımlarının, davacının marka hakkı kapsamında kaldığı, davalının bu kullanımlarının ortalama tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağı ve davalı tarafa ait internet sitesinin davacıya ait bir site olduğu izlenimi doğuracağı, davalının internet sitesindeki davacıya ait tescilli ürünler ile başka markaların satışına yönelik satış hizmetlerinin, davacıya ait olduğu biçiminde bir algı doğuracağı, böylece ortalama tüketicilerin markasını taşıyan kullanımlar bakımından yanılacakları, davalının internet ... adında forever ürünleri şeklindeki kullanımınında, herhangi bir hakka veya meşru bir bağlantıya dayanmadığı, dolayısıyla davalı tarafın bu eylemlerinin, 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61 ... maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, davalının ürünlerin satışından elde ettiği gelir sebebiyle yoksun kaldığı ... talep ettiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, ürün satışlarından davalıların elde ettiği kar hesaplanmış olsada, satışı yapılan ürünlerin orijinal ve faturalı oldukları, bu şekilde yapılan satışın yasal olması sebebiyle, elde edilen karın, davacının yoksun kalığı kazanç olarak değerlendirilemeyeceği, satışa sürdüğü ürünlerin orijinal olması sebebiyle davalının markasal kullanımının davacının itibarını zedeleyici bir hususa rastlanmadığı, aksinin ve ayrıca davacının uğradığı maddi zararın davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne, davalılara ait www.foreverurunleri.com internet sitesinin ... adının kullanımının davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, bu sebeple www.foreverurunleri.com internet sitesinin yayınının durdurulmasına ve terkinine, diğer taleplerin ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği Aloe Vera Of Amerıca INC. adına tescilli 99/019083 başvuru numaralı ve 2009/52075 başvuru numaralı markaların her ikisi de 03,05,30 ve 32. sınıflarda tescilli olup 35. sınıfta tescilli marka olmadığından internet ... adı koruma kapsamında olmadığını, dava konusu ürünlerin, orijinal oldukları ve marka hakkına tecavüz oluşturmadıklarının dosya kapsamı ile ... olduğunu, internet ... adı kullanımının bir mal değil hizmet olduğu ve 35. sınıf kapsamında kaldığı düşünüldüğünde; bu sınıfta tescili bulunmayan bir markaya tecavüz teşkil edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların internet ... adı kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine karar verildiğini, bu kullanımların haksız rekabet teşkil ... etmediği noktasında yapılan incelemede yalnızca marka tescilinin referans alındığını, başka bir deyişle mahkemenin internet ... adı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği tespitinin gerekçesi olarak marka tescillerini işaret ettiğini, markanın ilgili sınıfta tescil edilmemiş olması ile markanın hiç tescil edilmemiş olması arasında fark bulunmadığından davacı marka korumasından faydalanamadığından anılan kullanımların marka hakkı ile sınırlı olarak incelenmesinin eksik inceleme teşkil ettiğini, davacının haksız rekabetten kaynaklı olarak bir zarar gördüğüne ilişkin dosya kapsamında delil olmadığından, karıştırılma ihtimali olsa dahi bundan zarar görmeyen davacının bu kapsamda talepte bulunmasının da söz konusu olmayacağını, tüketici nezdinde yol açtığı iddia edilen karıştırılmanın ancak zarar doğurduğu noktada haksız rekabet teşkil edeceğini, hukuka uygun şekilde marka hak sahibinden veya yetkilisinden tedarik edilen orijinal marka ürünlerin ticarete konu edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, hukuka uygun şekilde bir ürünün satılabilmesi için tanıtılması ve tanıtılırken de ürünün marka ve diğer özelliklerinin belirtilmesi işin mahiyeti gereği olduğunu, hukuka uygun olarak satın aldığı orijinal ürünleri, marka hak sahibi izlenimi vermeksizin satan davalıların anılan iş ve eylemlerinin haksızlık teşkil etmeyeceğini, "ürünleri" ibaresi ile yapılan ekleme ile marka sahibi olunmadığı hususunun açıkça vurgulandığını, davalıların reklam ve tanıtım faaliyetlerinde "foreverliving" markasının hak sahibi gibi hareket etmediğini, karıştırılmaya yol açmama bir yana "forever ürünleri" ibaresinin davacının sektör ve marka bilinirliğini arttırmasına yol açtığını, davacının zararına değil bilakis yararına olduğunu, dolayısıyla internet alanı adı kullanıma ilişkin olarak aynı eylemin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet teşkil edemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, marka tecavüzü, davacı tarafından tescil edilmiş markanın davalıya ait www.foreverurunleri.com isimli internet sitesinden kaldırılması, internet sitesi üzerinden yapılan yayının ve satışların durdurulması, satışa arzın önlenmesi, www.foreverurunleri.com isimli internet sitesinin yayınının durdurulması, mahkeme kararının ilgililere tebliği ve kamuya yayın yoluyla duyurulması, davalı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davranışları sebebiyle mevcut durumun ortadan kaldırılarak, tecavüz ve haksız rekabet öncesi durumun sağlanması, maddi tazminat, yoksun kalınan kazanç ve itibar tazminatı istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ile 61,66 ve 68 ... maddeleri.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.