İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2017 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 20.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkûmiyete yeter delil olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişkindir.

2. Sanığın temyiz istemi; cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanığın kendisine ait hayvan barınağında hayvancılık yapan mağdurdan hastaneye giderken kendisiyle gelerek yardım etmesini istediği ve hastaneye gitmeden önce de barınaktan sağlık karnesini alacağını söyleyerek mağduru barınağa götürdüğü ve odanın kapısını kilitleyerek mağdura cinsel istismarda bulunduğu sonrasında bu eylemini toplamda 4 kere tekrarlamak suretiyle kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın, suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olan katılanı tehdit edip cinsel amaçlı olarak belirli yere gitmekten alıkoyduğu ve bu eylemini değişik zamanlarda aynı mağdura karşı 4 kez tekrarladığı gerekçesiyle zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak "6 yıl 3 ay" yerine ''5 yıl 15 ay" olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Dosya kapsamında göre sanığın suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağduru hile ve tehdit ile cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bıraktığı ve bu eylemini değişik zamanlarda aynı mağdura karşı dört kez tekrarladığı anlaşılmakla; katılanın beyanı, sanığın savunması, adli tıp raporu ile tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildirilerek ilk derece mahkemesince belirlenen cezada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar itibariyle seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da ertelenmesi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 20.02.2018 tarihli ve 2017/3110 Esas, 2018/265 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.