Esastan red

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ...'ün Büyükşehir Belediyelerinin sahip olduğu toplu taşıma imtiyaz hakkının davalıya ihale yolu ile devredilmiş olmasının ardından encümen kararı ile satış bedelini davalıya ödenmek sureti ile 26 H 27 plaka üzerinde elde ettiği hakkı sözleşmeye uygun şekilde kullanmakta iken Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü tarafından aracın sözleşmesinin yenilenmeyeceği tarafına bildirilerek aracın hattan çekildiğini, müvekkilinin bu nedenle büyük zarara uğradığını, zira müvekkilinin hattı işlettiği tüm dönemler için aylık olarak ... üzerinden belediye tarafından yapılan kesintiler ile müvekkilinin bu meblağı finanse ederken kullanmış olduğu kredi maliyetleri bulunduğunu, Eskişehir ilinde toplam 166 adet ... halk otobüsü bulunduğunu, dava konusu olanlar dışında tüm sözleşmelerin yenilendiğini, müvekkilinin sözleşmesinin Belediye tarafından yapılan ihalenin feshedilmesi nedeniyle yenilenmediğini, Belediye tarafından yapılan ihale usulüne uygun şekilde yapılmış olsaydı müvekkilinin hattının iptal edilmeyeceğini, davalının müvekkilinin uğramış olduğu zarardan Belediye ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin devraldığı hattın diğer hatlarla aynı olduğu yönünde davalının beyanları sonucu müvekkilinin söz konusu hattı satın aldığını ileri sürerek müvekkili tarafından ödenmiş satış bedeli ve sair masraflar ve yapılan tüm kesintilerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00 TL'lik kısmının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında sunduğu dilekçelerinde ve katıldığı duruşmada davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf her ne kadar otobüsü kendisinden bedelini ödemek suretiyle devraldığı önceki malike dava açmış ise de, davacıların murisinin davalıdan otobüsü devraldıktan sonra Estram Ulaşım A.Ş. ile sözleşme imzalayarak 3 yıl toplu taşıma işi yaptığı, akabinde Estram Ulaşım A.Ş. tarafından sözleşme süresinin bitiminde sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine zararı uğradığından bahisle işbu davanın açıldığı, ancak otobüsü devraldığı Asıya ...'ın davacının iddia ettiği zararına yönelik sözleşme ve haksız fiil kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığı zira zararın sözleşmenin yenilenmemesinden kaynaklandığı, sözleşmenin yenilenmesine ilişkin insiyatifin davalıda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin dava konusu zararından müteselsilen sorumlu olduğunu, zira dava konusu hattın davalının diğer hatlarla aynı olduğu beyanı sonucu satın alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 16.08.2010 tarihinde düzenlenen ihalede 26 H 27 plaka sayılı ... halk otobüsünün işletmeciliğinin 16.08.2010 tarih ve 503 nolu encümen kararı ile davalıya verildiği, bu hususta davalı ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan sözleşme süresinin 3 yıl olduğu, Belediye'nin takdirine göre her yıl ayrı ayrı sözleşmeler imzalanmak suretiyle sürenin birer yıl uzatılabileceği, davalının devir talebine istinaden 26 H 0027 plakalı ... halk otobüsünün işletme hakkının 21.11.2012 tarih ve 773 sayılı encümen kararıyla ... ...'ye devredildiği, ... ...'nün devri talebine istinaden 30.10.2013 tarih ve 1112 sayılı encümen kararıyla 26 H 27 plakalı halk otobüsünün işletme hakkının davacıların murisi ... ...'e devredilmesine karar verildiği, bu karar üzerine davacıların murisi ile sözü edilen Belediye arasında ... halk otobüsleri işletme sözleşmesinin imzalandığı, sonrasında Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.10.2014 tarih ve 344 sayılı kararı ile tüm toplu ulaşım araçlarının işletmesinin Estram Ulaşım A.Ş.'ye 10 yıllığına devredildiği, akabinde de davacıların murisi ile Estram Ulaşım A.Ş arasında sözleşme imzalandığı ve sözleşmenin her yıl yenilenmek suretiyle 31.12.2017 tarihine kadar uygulandığı, davacı ile Estram Ulaşım A.Ş. arasında imzalanan 30.12.2016 tarihli son sözleşmenin 22 nci maddesinde "sözleşme süresinin 31.12.2017 tarihinde kesin olarak sona ereceğine" dair hükmün bulunduğu, bu sözleşmenin sürenin sonuna kadar uygulandığı, diğer bir deyişle herhangi bir fesih işleminin yapılmadığı, Estram Ulaşım A.Ş. tarafından 22.12.2017 tarihli yazı ile davacıların murisi ... ...'e 2018 yılında başlayacak ... dönem için kendisiyle ... bir sözleşmenin yapılmayacağının ihtar edildiği, görüldüğü üzere davacıların murisi ... ...'ün 26 H 27 plakalı halk otobüsünün işletme hakkını davalıdan devralmadığı gibi davacıların murisinin işletme hakkını devraldıktan sonra her yıl ayrı sözleşme imzalamak suretiyle toplam 4 yıl boyunca toplu taşıma işini yaptığı, son sözleşmenin süresinin bitmesinden sonra, ... dönem için sözleşme imzalanmayınca işbu davayı açtığı, oysa ilk sözleşmenin 3 yıllık süresinin dolmasından sonra, her yıl ... bir sözleşme yapılıp yapılmayacağının Belediyenin takdirine bırakıldığı, dolayısıyla tüm bu işlemlerde davalının, davacının iddia ettiği zararına yönelik sözleşme hukuku veya haksız fiil kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, maddi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.