Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 122 ada 4,9,18,22,26,30 ve 43 parsel ... sırasıyla 750.20,1.011.32,12.289.62,2.120.50,821.82,6.814.44 ve 15.238,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; 122 ada 4,9,18,22,26 ve 43 parsel ... taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleri ile 122 ada 4 parsel ... taşınmaz davalı ... adına; 122 ada 9 ve 18 parsel ... taşınmazlar davalı ... adına; 122 ada 22 parsel ... taşınmaz davalı ... adına; 122 ada 26 parsel ... taşınmaz davalı ... adına; 122 ada 43 parsel ... taşınmaz eşit payla davalılar ... ve ... adına; 122 ada 30 parsel ... taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, tapu kayıtları ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Davalı ... ve arkadaşları; davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlarla ilgisinin bulunmadığını, davacıların taşınmazlar üzerinde hiç bir zaman zilyet olmadıklarını, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının kendileri lehine oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin, davanın reddine dair verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “verilen kararın dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilerek; davacılar vekilinin ara kararı ile verilen kesin sürede 6.11.2012 havale tarihli dilekçesi ile hangi davacı yönünden hangi taşınmazlara yönelik talepte bulunduklarını açıkladığı gibi, davacı tarafça bildirilen tapu kayıtları da mahkemece Tapu Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya konulduğu, davacıların ayrı tapu kayıtlarına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açtıklarının anlaşıldığından, mahkemece yapılacak işin, taşınmazlar başında keşif yapılmak sureti ile her bir davacının dava konusu ettiği taşınmaz hakkında dayandığı tapu kaydının usulüne uygun olarak uygulanıp kapsamının belirlenmesi; buna göre çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususlarının sorulup saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi
" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların bazılarına yönelik bir kısım davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının bir kısmının uymadığı, bir kısmının ise uygulanamadığı, taşınmazlar üzerinde davacıların zilyetliklerinin bulunmadığı ve taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine oluştuğunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, temyize konu çekişmeli 122 ada 4,9,18,22,26,30 ve 43 parsel ... taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.