Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma tarihinin taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... geldi, diğer davalı ... ile davacı adına gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5852 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulünü kayınvalidesine devrettiğinin belirlendiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı borçlunun aciz halinde olmasının şart olduğunu, alacağın gerçek bir alacak olması gerektiğini, davacı ile diğer davalının iş birliği içinde olduğunu, iyi niyetli olmadıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... duruşmada; mal kaçırmanın söz konusu olmadığını, taşınmazı eşi ile barışmak için eşine verdiğini, eşinin de annesine devredilmesini istediği için bu şekilde kayınvalidesine devrettiğini, kendi üzerine borçlar olduğundan eşinin kendi üzerine taşınmazı alması halinde sorunlar olabileceğini söylediğini bu şekilde eşinin annesine verdiğini, kesinlikle bu devir karşılığında para almadığını, davacıya bu taşınmazı satacağını, evin üzerinde aile konutu şerhi ve hacizler olduğu için bunların kaldırılması için davacıdan para aldığını, paranın hepsinin hacizlerin kaldırılmasına yetmediği için hacizlerin tamamını kaldıramadığını, aile konutu şerhinin olması nedeniyle evi davacıya devredemediğini, bunun üzerine davacıya senet verdiğini, eşi ile evi verdikten sonra barıştığını, evi verdikten bir gün sonra kapının kilidini değiştirdiklerini evden uzaklaştırma kararı çıkarttıklarını, şu anda boşanma davasının devam ettiğini, ayrı yaşadıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemenin 23.06.2021 gün, 2020/639 E- 2021/418 K sayılı ilamı ile; davacının alacağının dayanağı olan senedin, 15.08.2019 tanzim tarihli olduğu, dava konusu tasarrufun ise 19.12.2019 tarihli olduğu, davacının dava konusu bonoyu her zaman düzenlemesi mümkün olduğundan davacının dava konusu bononun dayanağını açıklaması için süre verildiğini, davacının davalıdan ev almak için para vermesi sebebi ile söz konusu senedin düzenlendiğini beyan ettiği, bir kimsenin evin tapusunu almadan ev bedelini ödemeyeceğini, bu durumun hayatın akışına uygun olmadığını, davacı tarafından alacağın tasarruf tarihinden önce doğduğunun ispat edilememesi sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden de davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davalı borçlunun kayınvalidesi olduğunu, davalıların iyi niyetli olmadığını, davalı borçludan ev almak isteyip davalıya 395.000 TL ödendiğini, ev tapusu verilmeyince senedin takibe konu edildiğini beyan ederek, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... vekili de vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun, dava şartı yokluğundan reddedildiğinden davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usulsüzlük bulunmamasına göre de ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK. nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir.
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının alacağının gerçek bir alacak olduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.