İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2019 tarihli ve 2019/903 Esas No.lu iddianamesi ile katılan kurumda çalışmakta olan sanığın, müşterilerin abone bilgileri bölümündeki TC kimlik numaralarını kendi numarası ile değiştirerek çok sayıda aboneye ilişkin abone güvence bedelinin kendi adına idesini sağlayarak adına yatırılan paraları PTT'den çekmek şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e, 43/1,53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin,15.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/727 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e, 43/1,62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 17 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/2966 Esas, 2020/961 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ve sanık hakkında temel ceza ve artırım oranı belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin gösterilmediğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın katılan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. bünyesinde 02.01.2014 tarihinden itibaren müşteri hizmetleri görevlisi olarak çalıştığı, sanığın erişim yetkisinin bulunduğu abone bilgilerini içeren sisteme girerek abonelerin kimlik numarası ile kendi kimlik numarasını değiştirdiği ve sonlandırılan aboneliklere ilişkin abonelik depozito bedellerinin bu şekilde kendi kimlik numarası ile PTT'ye yatırılması için iade talimatı oluşturarak çok sayıda aboneliğe ilişkin toplamda yaklaşık 230.000,00 TL parayı 01.06.2016-21.09.2017 tarihleri arasında PTT'den çekmek suretiyle atılı zincirleme şekilde hırsızlık suçunu işlediği kabulüyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.06.2016 - 21.09.2017 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın, daha önce kullanılmış ve sonlandırılmış olan aboneliklere ilişkin abonelere ödenmemiş olan depozito bedellerinin, abonelerin bilgilerinin bulunduğu sisteme girerek TC kimlik numaralarını kendi TC kimlik numarası ile değiştirerek kendi adına iade edilmesini sağlayarak bu bedelleri PTT'den çekmesi şeklindeki eyleminde; suçun katılan şirket bünyesinde verdiği hizmet nedeniyle zilyetliği ya da sorumluluğu sanığa devredilmiş olan bir eşya üzerinde işlenmemiş olduğu, sanığın şirkete ait bilişim sistemine girerek ve buradaki verileri tahrif ederek suç konusu paraların kendi adına PTT'ye yatırılmasını sağladığı anlaşıldığından eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında temel cezanın ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım oranının teşdiden tayini sırasında mahkemece gösterilen gerekçelerin hukuken yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/2966 Esas, 2020/961 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.