İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.02.2018 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/94 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/1596 Esas, 2020/1951 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
Değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gece vakti mağdur ...'nın yaya olarak ikametine gittiği sırada arkasından hızla gelen sanık ...'nun mağdurun elinde bulunan cep telefonu ile pantolonunun cebindeki 15,00 TL parasını çekerek aldığı, mağdur ...'un sanığın peşinden koşarken yardım istemesi üzerine temyiz dışı mağdur ...'nın da sanığı kovaladığı, akabinde mağdur ... ve temyiz dışı mağdur ... sanığı yakaladıklarında sanığın suça konu eşyaları vermemek için mağdurlara saldırdığı, olay neticesinde mağdur ...'un yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde olduğu, temyiz dışı mağdur ...'in ise vücudunda kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığı, mağdurların sanığı etkisiz hale getirerek suça konu eşyaları geri aldıkları, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerine sanığı teslim ettikleri anlaşılmıştır.
2. Mağdur ... ve temyiz dışı mağdur ...'nın aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Mağdur ...'un yaralanmasına ilişkin Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi'nin 05.11.2017 tarihli kesin doktor raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1-5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, mağdur ... ve temyiz dışı mağdur ...'nın aşamalardaki tutarlı beyanları, sanık savunması, mağdur ...'un yaralanmasına ilişkin Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi'nin 05.11.2017 tarihli kesin doktor raporu ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ile anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-Sanığın gece vakti mağdur ...'dan zorla cep telefonunu ve 15,00 TL parasını aldığı olayda, suç tarihi olan 05.11.2017 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/1596 Esas, 2020/1951 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6.. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.