Davanın kabulü

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ..., Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi, Vakıfbank A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Asıl dava davacısı ... dava dilekçesinde; 28.06.2017 tarihinde ölen mirasbırakan ...'ın terekesinin borca batık olması nedeniyle mirası hükmen reddin tespitini istemiştir.

2. Birleştirilen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; 28.06.2017 tarihinde ölen mirasbırakan ...'ın terekesinin borca batık olması nedeniyle mirası hükmen reddin tespitini istemiştir..

3. Asli müdahil Melih dilekçesinde; 28.06.2017 tarihinde ölen mirasbırakan ...'ın terekesinin borca batık olması nedeniyle mirası hükmen reddin tespitini talep istemiştir.

Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dosya davacısının, birleştirilen dosya davacısının ve asli müdahilin davalarının kabulü ile mirası hükmen reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi, Vakıfbank A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar ..., Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi, Vakıfbank A.Ş. vekilleri, terekenin borca batık olmadığını ve benimsendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar ... ve Samsun Vergi Dairesi Başkanlığını temsilen Maliye Hazinesi vekilleri, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.

Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369,370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddeleri

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(14)7-241 Esas, 2022/1515 Karar ve 15.11.2022 Tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir;

"...Diğer taraftan, davacıların fahiş bir tereke borcuna karşılık borç bilinmeden terekeden çok cüzi değer elde ettikleri; farklı bir ifadeyle, çok düşük değerli taşınmazdaki 1/2 payda 3/8 oranında miras payı olduğundan murisin 3/16 payına isabet eden miktardan davacıların miras paylarına düşen değerin tereke borcu yanında oldukça cüzi kaldığı, dolayısıyla somut olayda; davacıların miras bırakanın öldüğü tarih itibariyle borca batık olduğu anlaşılan terekesinden oldukça cüzi değerde yarar elde etmiş olmalarının aleyhte yorumlanmaması gerektiği, icra takibi ve yüklü borç miktarından haberdar olmaksızın ve murisin düşük değerli taşınmazdaki cüzi payından pek mühim bir değeri ifade etmeyen kazanımın TMK’nın 610/2. maddesi uyarınca mirasçılar tarafından borca batık terekenin benimsendiği anlamına gelmeyeceği, aksi hâlin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına da aykırılık oluşturacağı sonucuna varılmakla verilen direnme kararı yerindedir..."

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve terekenin borca batık olmasının yanı sıra özellikle mirasbırakanın yüklü borç miktarı ile karşılaştırıldığında oldukça düşük değerli otomobilin sadece kullanılmasının yukarıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki gerekçelere göre terekenin benimsendiği anlamına gelmeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... ve davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.