Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
16/11/2015-30/12/2015 tarihleri arasında altı haftadan fazla süreyle firarda kaldığı, bu nedenle koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasından ASCK’nin 73’üncü maddesi indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyize gelinmediğinden; sanığın 28/03/2016-01/04/2016 tarihleri arasında adli gözlem altında geçirdiği sürelerin TCK’nin 63’üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemiş ise de, mahsup edilecek süreler infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK'nin 52. maddesine aykırı davranılması,
2)TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükmün adli para cezasının taksitlendirilmelerine ilişkin 1. maddesinin 6. fıkrası ile 2. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “...TCK’nin 52/4'ncü maddesi uyarınca her ay için 150 TL olmak üzere 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarının tamamı sanıktan defaten tahsil edilmesine, ve bu halde ödenmeyen adli para cezasının TCK’nin 52/4 ve 50/6'ncı maddeleri uyarınca hapse çevrilmesine” cümlelerinin çıkarılıp yerlerine “...TCK’nin 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" cümleleri yazılması, yine hükmün 3. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “...TCK’nin 52/4'ncü maddesi uyarınca her ay için 75 TL olmak üzere 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarının tamamı sanıktan defaten tahsil edilmesine, ve bu halde ödenmeyen adli para cezasının TCK’nin 52/4 ve 50/6'ncı maddeleri uyarınca hapse çevrilmesine” cümlesinin çıkarılıp yerine “...TCK’nin 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" cümlesi yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.