SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/196 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/196 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde; suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.03.2016 mahkumiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesine göre suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bu kapsamda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğu ve hakimin bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporuyla birlikte ayrıca psikiyatrist, adli tıp uzmanı ya da gerekirse uzman hekimden görüş de alabileceği hususları nazara alındığında, Mahkemece olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/196 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/196 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.