İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2017/127 Esas, 2018/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun yedinci fıkrasının dördüncü bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1631 Esas, 2019/1021 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; müvekkil hakkında görülmekte olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, elde edilen delillerin yasaya uygun olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Örgüte yardım, terör örgütün hareketlerini kolaylaştıran, yaşantısını sürdürmeye yarayan, konusu suç oluşturmayan her türlü eylemlerdir. Esasen terör örgütünün propagandası da yardımın özel bir şeklidir. TCK'nun 220/7 maddesi ile 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesi benzerlik arz etmektedir. Ancak, propaganda yasa da ayrıca suç olarak düzenlendiğinden yani özel norm niteliğinde bulunduğundan, öncelikle uygulanma ilkesi doğrultusunda yardım yerine propaganda hükümleri uygulanacaktır. Yerleşik uygulamaya göre; maddi nitelik taşıyan fiiller örgüte yardım suçundan, manevi niteliktekiler ise propaganda suçundan cezalandırılacaktır. (CGK, 3.3.2009 tarih, E.2008/9-184, K.2009/43) Propaganda veya yardımın hangi terör örgütü lehine olduğunun anlaşılır nitelikte olması zorunludur.
Tüm bu açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihinde gece saat 22: 45 sıralarında Ümraniye İlçesi Atatürk Mahallesi Alemdağ Caddesi No: 61 Mahmutoğlu İşhanı 5. ve 6. katında bulunan, sanığın teşkilat eş başkanı olduğu Ümraniye HDP İlçe teşkilat binasında meydana gelen yangın olayı sonrasında kolluk ekibince yapılan kontrollerde kütüphane olarak kullanılan raflarda bulunan PKK/KCK terör örgütü elebaşı ... Öcalan tarafından yazılan kitapların, yasaklı dergilerin ve örgüt elebaşına ait posterin ele geçmesi şeklindeki eylemin maddi nitelik taşıdığı, dolayısıyla örgüte yardım suçunu oluşturacağı hususu nazara alındığında;

1.UYAP'tan yapılan incelemede; İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarih ve 2019/210-2020/271 Esas-Karar nolu kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması, iddianame tanzim tarihi, suç tarihleri ile somut temyize konu olay bakımından silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçu bakımından zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceği, söz konusu suçun silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağının, oluşturduğunun kabulü halinde ise eylemlerdeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk hususu da nazara alınarak kül halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşup oluşmayacağının, yine bu kapsamda mükerrer yargılama ve cezalandırmanın engellenmesinin temini bakımından gerektiğinde birleştirme hususu da nazara alınarak söz konusu dosyanın onaylı suretinin dosya arasına alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Olay tutanağını düzenleyen ve materyallere el koyan tutanak mümzilerinin duruşmada tanık olarak dinlenip olaya dair bilgi ve görgülerinin tespit edilmesi neticesi duruşmaya devamla bir karar verilmesi gerektiği halde, tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesi suretiyle eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1631 Esas, 2019/1021 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.

.